Zengezur Ve Meğri ,Azerbaycan’ın Karaağaçıdır!

301 0

Tabiki topraklar kolay alınmaz, alınamaz. Bu uğurda canlar karışır topraklara. Her toprakla buluşan can Vatan olur. Bu vesile ile Azerbaycanlı “Şehit Ailelerine, kardeş Azerbaycan halkına taziyelerimizi iletiyor, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.

Azerbaycan’ın tarihi toprakları olan Karabağ ve çevresindeki şehirler 32 yıldır sözde barış ve çözüm isteyen Türk düşmanı devletler tarafından kendi kaderlerine terk edilmiş ve bölgedeki işgalci güçlerin yani Ermenilerin şımarıklığına her seferinde göz yumulmuştu.1992’deki MİNSK Grubu sadece Azerbaycan’ı oyalamak üzerine faaliyet yürütmüş, 1994’te imzalanan Bişkek Protokolü kağıt üstünde kalmıştı. Rusya, Ermenistan’a sadece 2010-18 yıllarında 50 bin ton silah yardımı yapmıştı.

 Ancak gelinen son noktada başta Azerbaycan hükümeti olmak üzere, halkımız ve dost devletlerimiz artık barışın ve ateşkesin hiçbir yaraya merhem olmadığını, aksine kabuk bağlamış yaralarımızın içe doğru kanadığının farkına varmıştı.

Azerbaycan Cumhuriyeti kendi göbek bağını kesecek ve işgal edilmiş topraklarımızın tamamını askeri operasyonlarla işgalden kurtaracaktı ve kısmen de öyle oldu.

Tarihi harp meydanlarında kurup, kültür sahalarında yaşatan Türkler Karabağ’ı hem meydanlarda hem de masalarda da kazanmalıydı.

Hiçbir zaman tek başına bir başarısı olmayan, yüzyıllarca Türkün adaleti altında huzur ve refah içinde yaşayan bu az sayılı toplum ermeniler, I. Dünya Savaşı sonrasında da Sovyet desteği ile Azerbaycan’ın İrevan Hanlığı ve Zengezur bölgesini ele geçirdi. O tarihlerde İstanbul’dan herhangi bir ulaşım vasıtayla olursa olsun doğrudan Azerbaycan’a gidebiliyorken, İrevan’ın, Zengezur’un Azerbaycan’ın elinden alınmasıyla bugün Türkiye ile Azerbaycan arasında var olacak bu ulaşım imkânı kesilmişti.

Dünya hiçbir örneği olmayacak şekilde bağımsız bir devletin toprakları ikiye bölünmüş ve araya saldırgan bir devlet dahil edilmişti. Bugün Azerbaycan’ın toprağı olan Nahçıvan’da yaşayan Türkler kendi ülkelerine, başkentlerine gitmek için İran’dan, Türkiye’den veya Gürcistan’dan geçmek zorunda. O tarihlerde Sovyetler, Azerbaycan Türklerinin yaşadığı bu bölgelere Ermenileri göç ettirmiş ve bölgedeki baskın Türk nüfusu ve nüfuzu yok etmek istemişti ve de bu istek gerçekleştirilmiştir.

1991’e gelindiğinde Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası ortaya çıkan siyasi istikrarsızlıklardan yararlanan ermeniler, Karabağ’da saldırgan ve işgalci askerî harekâtlara yeniden başladı. Ermeniler, bu saldırgan silahlı faaliyetleri sonucunda, Azerbaycan’ın Karabağ topraklarının büyük bir kısmını yani Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarının beşte birini işgal etti. O kanlı saldırılar sonucunda:

1991’de Hankendi’ni, 1992’de Hocalı ve Şuşa’yı işgal etti. Daha sonra Laçın, Hocavend, Kelbecer ve Ağdere’yi de ele geçiren Ermeniler, 1993’te Ağdam’a girdi. Ağdam’ı, Cebrayıl, Fuzuli, Gubadlı ve Zengilan illerini işgal etti.

İnternete girin “Ermeniler Azerbaycan’a ateşkesi bozdu” yazın   yaklaşık 46.700 sonuç bulursunuz. “Ermeniler ateşkesi bozdu” yazın   yaklaşık 80.800 sonuç bulursunuz. 

Ermeniler en son 12 Temmuz 2020’de Azerbaycan’a bir daha saldırmışlardı. Azerbaycan’ın Tovuz Bölgesi’nde Kolordu Komutanı Tümgeneral Polat Haşimov, Albay İlgar Mirzaev, iki binbaşı, iki astsubay ve bir er şehit olmuş ve devam eden alçak saldırılar sonucunda ise toplamda 11 Azerbaycan askeri ile bir de sivil vatandaş hayatını kaybetmiştir. Olayın meydana geldiği yer, Gürcistan-Kars-Azerbaycan demir yolu hattının geçtiği, Türkiye’ye gelen enerji hatlarının bulunduğu yerdir. Yani, olayın geçtiği bölge Karabağ’dan ayrı bir bölgededir. Ermeniler ve onun ardındaki asıl güçler Azerbaycan’da çatışma alanlarını genişleterek farklı büyük ideallerini gerçekleştirmek ve farklı cepheler açmak istemişti.

Aynı ermeniler yine, yeniden bir daha 27 eylül tarihinde Türkün toprağına, Azerbaycan’a saldırdı. Ancak bu sefer ermeniler farklı şeylerle karşılaştılar. Türkün gücüyle, tokatıyla, tankıyla, İHA’sıyla, SİHA’sıyla ve de en önemlisi Türkün Askerinin yıkılmaz bileği ve yüreği ile karşılaştılar. Azerbaycan Türk Askerinin cengaverliği ile karşılaştılar. 27 Eylül 2020 tarihi Türkün yani özelde 50 milyon Azerbaycan Türkü’nün 1000 yıllarca unutulmayacak MİLLİ MÜCADELESİ’dir.

Bir önceki yazımızda “Karabağ’da Kazanan Kim?” diye Azerbaycan, düşman ülke Ermenistan ve çevrede bulunan ülkelerin kazançları ve kayıplarını belirtmiştik.

Dünya eğer enerji güvenliğini istiyor ise, doğu batı arasında güvenli bir birlikteliği arzuluyor ise bunun yolu KARABAĞ’ın işgalden kurtarılmasıydı. Ancak, Karabağ’da çözüm kalıcı olmamıştır.

Peki, Azerbaycan, harp meydanında yazdığı destan sonrasında neleri masaya yatırmalıydı.

Ermeniler 32 yıl boyunca hangi zararları verdi:

Hocalı başlı başına bir soykırım alanı olduğu gibi çok sayıda Azerbaycan Türkü soykırıma maruz kaldı. Hocalı’da, Ermeniler, sivilleri toplu şekilde katlederek ve esirlere acımasızsa işkence yaparak 20’nci yüzyılın en kanlı katliamlarından birine imza atmıştı. O gün yani 25-26 Şubat 1992’de Azerbaycan Cumhuriyeti’nin siyasi sınırları içinde bulunan Hocalı Kasabası ayrılıkçı Ermeni çeteleri tarafından basılarak 106’sı kadın, 63’ü çocuk, 70’i yaşlı olmak üzere 613 Azerbaycan Türk’ü hunharca katledilmişti. Katledilmişti diyorum çünkü, İnsan hakları kapsamında masum sivillerin kanı akıtılmıştı.

Ağdere işgal edilmiş,

Şuşa’da 200 Azerbaycan Türkü şehit olurken, 150’si de yaralanmıştı.

Laçın’da hava saldırıları ve çatışmalar sonucunda çok sayıda ev yıkılmış, şehir yağmalanmış, köyler yok edilmiş. 264 kişi şehit edilmişti.

Hocavend’i işgal eden Ermenistan güçleri, 13’ü kadın 13’ü çocuk olmak üzere 145 Azerbaycan Türkünü şehit etmişti. Hocavend’de işgal ile birlikte bin 723 ev yıkılmıştı.

Kelbecer’der, 511 kişi,

Ağdam’da, 5 bin 897 kişi,

Gubadlı 283 kişi,

Cebrayıl’da 362 kişi,

Fuzuli’de 1100’den fazla Azerbaycan Türkü şehit edilmişti.

Zengilan yeni bir Hocalı katliamı ihtimalinden korkarak Araz nehri üzerinden İran’a geçmek zorunda kalmıştı.

Ermenistan’ın Karabağ’ı işgali sırasında toplamda 20 bin civarında Azerbaycan Türkünü şehit etmiş, 100 binden fazla kişi yaralandı. Toplam kelimesi matematik işlemlerinde kullanılır, Şehit ve Gazi kavramları ile yan yana gelmez ama söz uçar yazı kalır misali de kayıplarımızı belirtmek mecburiyetindeyiz.

Sivillere yönelik yapılan saldırılar neticesinde günümüze kadar toplam mülteci ve göçmen sayısı da 1,5 milyon kişiyi aşmıştır.

Sivil halkın kullandığı altyapı ve kurumlara yönelik tahribatlar neticesinde ise 7 bin devlet dairesi, 750 okul, 680 tıp merkezi ve 1 milyondan hektardan fazla tarım bölgesi zarar gördü.

Azerbaycan Türklerine ait tarihi coğrafyada yer alan kültürel varlıklara da zarar verirken, toplam 950 kütüphane, 44 mabet ve 9 mescit tahrip edilmiştir.

İşgalin maliyeti 320 milyar dolardır.

Azerbaycan Sosyal Güvenlik Kurumu, işgal altındaki tüm topraklar kurtarıldığında, resmi verilerine göre 283.695 kişiye emeklilik maaşı, sosyal yardım, maluliyet yardımı ve başka yardımlar yapacak.

Azerbaycan, masada, Ermenilerden neler isteyebilirdi? Neye engel olabilirdi?

Toprak.

I. Dünya Savaşı’nın yol açtığı yıkımın ardından galip gelen Batılı Kuvvetler, mağlup ülkeler üzerinde bir dizi ağır antlaşmalar uyguladı. Osmanlı, Bulgaristan, Almanya ve Avusturya-Macaristan ağır savaş tazminatı ödedi. Savaş tazminatı, savaşlarda yenilen devletlerin, galip devletlere verdikleri zarar karşılığında ödemek mecburiyetinde oldukları tazminata denir. YunanistanTürk Kurtuluş Savaşı yılları boyunca Batı Anadolu‘ya verdiği zararın karşılığında savaş tazminatı olarak Türkiye‘ye Edirne‘nin Karaağaç semtini vermişti. Azerbaycan’da, Ermenilerden savaş tazminatı olarak Azerbaycan’ın tarihi topraklarından olan Zengezur ve Meğri gibi toprakları isteyebilirdi.

Askeri Kısıtlama.

Ermeniler, tıpkı, 7 Mayıs 1919 günü Alman liderlerin imzasına sunulan Versay Antlaşması gibi,  Almanya, “Savaş Suçluları Bendi” olarak bilinen ve Almanya’yı I. Dünya Savaşı’nın başlamasının tüm mesuliyetini kabul etmeye zorlayan 231. Madde ile tüm maddî zararlardan sorumlu tutulup, Almanya’nın bu kadar yüksek bir borcu muhtemelen ödeyemeyeceği gibi, Almanların hızlı bir şekilde toparlanmasından ve Fransa’ya karşı yeni bir savaş açmaması için, Alman ordusu 100.000 askerle sınırlandırılmış, zorunlu askerliğin yasaklanmış, denizaltı filosu edinme ya da bulundurma yasağıyla birlikte, donanmayı 10.000 tonun altındaki gemilerle kısıtlanmış ve dahası, Almanya’nın hava gücü bulundurması da yasaklanmıştı.

İnsanlığa Karşı İşlemiş Suç.

Karabağ’da işlenen suçlar tek tek sivil Ermenilere ait mi?

Devlet, kamu tüzel kişisidir ve soyut bir varlıktır . Bu sebeple, devletin davranışları, bireylerce gerçekleştirilmektedir. Bu sebeple, ermeniler 32 yıl önce ve 32 yıl boyunca yaptıklarının hesabını vermelidir/vermeliydi.

“Hocalı Katliamı’nın uluslararası kamu hukuku itibarıyla savaş suçu, insanlığa karşı suç ve hatta barışa karşı işlenmiş suç kategorisine sokulması mümkündür.”

“Hocalı olaylarında Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne (AİHS) bakıldığında 2. maddedeki yaşam hakkı, 3. maddedeki işkence yasağı, 5. maddedeki kişi güvenliği ve özgürlüğü, 8. maddedeki özel hayatın ve aile hayatının korunması ile AİHS’nin 1. Ek Protokolü’nün 1. maddesinde yer alan mülkiyet hakkı ihlal edilmiştir.

“BM Antlaşması’nın 2. maddesinde belirtilen bu yükümlülük, Azerbaycan toprağı olan Karabağ bölgesinin askeri anlamda işgal edilmesiyle çiğnenmiştir. Nitekim BM Güvenlik Konseyinin 1993 yılında aldığı 822, 853, 874 ve 884 numaralı kararları da bu askeri işgali teyit etmektedir.

AİHM Yüce Divanı, Ermenistan’ı altı Azerbaycan vatandaşına 8.200.000 Euro’ya kadar çıkabilecek bir tazminat ödemeye mahkum etmiştir.

Azerbaycan bir dosya hazırlamalı ve ne kadar zarar görmüşse bunu mahkeme yoluyla istemelidir.

Sınır (Ötesi) Güvenliği.

Azerbaycan, bir sonraki ermeni tecavüzü veya saldırısına karşı ermeni toprakları içerinde 20-30 kilometre derinliğine Ermenilerin ağır silahlar bulundurmasını yasaklayabilirdi. Tıpkı Adalar Denizindeki bazı adaların silahlanmasının yasak olması gibi.

Yabancı Asker

Azerbaycan, bu savaşı büyük bir zaferle kazanmasına rağmen 4 ilini, güvenlik önlemleri çerçevesinde Ruslara (Ermenileri korumak maksadıyla) bırakmıştır. Azerbaycan kendi ülkesinde yaşayan 100.000 Rus’u koruduğu gibi, Azerbaycan topraklarında yaşayan diğer milletlerin mensuplarına her türlü imkanı sağladığı gibi, Azerbaycan hakimiyetini, yasalarını tanıyan Ermenileri de koruyup, kollamayı bilecek kadar yasalara uyan bir devlettir. Ancak buna rağmen ilginçtir ki Ruslar kazanan tarafın topraklarında, Ermenileri korumak (!) adına 2000 Rus Özel Kuvveti ve bunlara ait özel teçhizat ve araçlar Azerbaycan’a yerleştirilmiştir.

Sonuç olarak şunu diyebiliriz ki, son Karabağ Savaşı aslında tam bir çözüm getir(e)memiştir. Azerbaycan zafer kazanmış bir devlet olarak bundan farklı bir antlaşma imzalayabilirdi.

Related Post

Tarih Süzgecinde Ege Adalar Sorunu

Posted by - 14 Aralık 2020 0
                                                                                                  Ege adaları; İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Londra Protokolü ile Yunanistan’ı bağımsız bir devlet olarak ilan ettikleri…

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir