Turani Kavimler (III)

412 0

İnsanoğlunun Çeşitli Kavimlere Bölünüş Süreci- Mistik Anlatımla

Bugün Nippo kavminin devamı olarak belirlediğim Fin kavminin içtimai yapısını sizlere aktarmayacağım. Büyük bir hararetle insanlığın nasıl ortaya çıktığını, çıkış itibariyle nasıl süreçler geçirerek günümüze kadar insanlığın farklı konumlarda geldiğini inceleyeceğiz.
Din bilginlerinin anlattıklarına göre yeryüzündeki herkes Adem’den türemiştir. Ancak günümüzde yaşayan halklar, tarihçilere göre Hz Nuh’un Ham, Sam ve Yafes isimli 3 oğlundan türemiştir. Afrika, Hindistan, Amerika, Okyanusylar ve adaların çoğunda yaşayan siyah derili insanlar Ham neslinden çoğalmışlardır. Bunların siyah derili olmasından dolayı sömürgeci demokrasi dağıtıcıları siyahi uyruklu kölelerine “negro” (zenci) demişler ve bugün ırkçılığa karşı politika yürüten ülke dinamizminde “(Eti) Negro” adlı bisküvi var..
Mısırlılar, Asuriler, Keldaniler, Finikeliler, Süryaniler, İbraniler (Museviler değil Yahudiler), araplar ve vebaoğulları (kendi tarih kitaplarına ve bir ihtimale göre) Sam’ın soyundandırlar. Bunlara “Sami Irk” veya “Samiler” denilir.

Yafes’ten olma çocuklar ise iki büyük gruba ayrılmışlardır. Bunların bir tarafı “Ari Kavim”-“Aryan”, Ariyoniya ve ikinci gruba ise “Turani”, Türk, Mongoloid adları verilir. Bunların renklerine göre birinci gruptakilere “beyaz ırk”, ikincilerine ise “sarı ırk” denilir.
Hintliler, Persler (İranlılar değil Persler, Fars kökenli olanlar ayrı), Afganlar, Arnavutlar, Yunanlar, Fransızlar, Latinler, Almanlar, Slavyanlar “Ari Kavim” veya “beyaz ırk”tandırlar. Çinliler, Hindiçinliler, Annamlar, Nippolar, Türkler, Finler, Moğollar ve Tatarlar “Turan Kavimleri” veya “sarı ırk”tandırlar.

Aryan grupların İlk yurtları çok daha önceleri Yunan tarihçilerinin “Baktriana” dedikleri “Tohoristan Toprakları” yani Belh ve Herat taraflarında yaşarlardı. Sonra ikiye ayrılıp bir kısmı güney-doğu tarafına Hindistan’a, ikinci kısmı bugünkü İran bölgesine saçılmışlardır. Daha sonra güney ve kuzey-batı bölgelerine, Avrupa’ya göç ettiler. Ariler diğer kavimlerden daha önce göçebe hayattan yerleşik düzene geçtiler. Ekin ekmeyi, yontma taştan ev yapmayı öğrenerek, köylerde ve şehirlerde yaşamaya başlamışlardır. Ancak zamanla çoğalınca yaşadıkları topraklar dar gelmeye başladı. Tarım yapmaya elverişli topraklar arayarak kavim kavim grup grup göçüp gittiler. İşte bu tarıma elverişli toprak arama sırasında göçebe düzende yaşayan halklarla savaşarak onları yenip yurtlarından sürerek, topraklarını ellerinden aldılar. Aradan yüzlerce ve hatta binlerce yıl geçtikten sonra tekrar gruplara bölünerek çeşitli sahalar adağılmaya tekrardan başladılar.

Ariler çok uzak bölgelere gitmeden önce Orta-Asya ve İran’ın her tarafına, Amuderya’dan Dicle ve Fırat nehirlerine kadar uzanan bölgelere yerleştiler. Birbirlerinden uzaklaştıkça yıllar da birbirini takip etti durdu. Böylece dillerinde de başkalaşmalar ve değişmeler meydana geldi. Uzak yerlere doğru göçler devam ettikçe diller arasındaki farklar da çok hızlı arttı. Yani 5 yılda en fazla 50 kelime değişime maruz kalıyorsa bu kopukluk arttıkça her 1 yılda 50 kelime evrilmeye başladı. Esasen bu kavimlerden hiçbiri kendi isteği ile göç etmiyor, kendinden güçlü kavmin baskısı sonucu etrafa savruluyorlardı. Ancak göç edenlerden bir kavmin eski topraklarında asırlarca oturduğunu göz önünde tutmamız gerekmektedir. Bazen bir kavmin geride bıraktığı bakiyeler arkadan gelen bir başka kavimle karışıp kaynaşıyor.

Ari kavimlerden ilk önce bir kısmı güney-doğu tarafına, Hindistan’a gelip yerleşmiş ve uzun süre “Ariya” ismini muhafaza etmiştir. Bugünkü Hintliler Çengane grubundandırlar. Diğer bir grup ise güney-batı tarafına göç ederek “Pers” halkı ismini almıştır. Bugünkü İranlılar, Farslar, Afganlar, Kürtler ve bir rivayete göre vebaoğulları bu gruptandır. Daha sonraki dönemlerde Ari kavmine mensup çokça halk gruplar halinde Kafkas dağları ve İstanbul Boğazı’ndan geçerek Avrupa’ya gelip, çeşitli bölgelere dağılmışlardır.

Ari halklardan Avrupa’ya göç edenler şu gruplara ayrılırlar:

1-Pelasg Grubu: İlk başta İliryalılar, yani günümüzdeki Arnavutlar bu gruptandır. Gerçi onlar kendilerine “Shqiptar” derler ve en eski kavimlerden olduklarını iddia ederler. Burayı biraz açarsak Rumeli vilayetleri batısında Osmanlılar’ın tebaası olarak 527 yıl (1385-1912) yaşadılar. Genelde Müslümandırlar ama Hristiyan olanları da vardır. Sade, cengaver, cesur yürekli insanlardır. Milli duygularını dini duygularından baskın çıkan halklardandır; yani ümmetçilikten çok daha bütünleştirici olan milliyetçi duyguları harıl harıl yanar. Yani din ve mezhep farklılığı ayrıştırıcı bir etken olmayarak herkes birbirinin kadim akrabası olarak görür ve sayar.

2- Yunan Grubu: Erken-Pelasglari Helenler, Yunanlar, Grekler ve Rumlar bu gruba aitlerdir.

3- Latin Grubu: İtalyanlar, Ulahlar, Fransızlar, Beljler, İspanyollar, Portekizler bu gruba dahildir.

4- Kelt Grubu: Daha önceleri Gal Keltleri olarak anılan Keltler, Kimmerler, Britanya, İrlanda ve Frizya halkları bu gruba girer.

4- German veya Teuton Grubu: Daha önceleri olan Gotlar, Germanya ve Avusturya Almanları, Baltık boyunda Rusların sınırları dahilinde yaşayan Almanlar, psedo-skandinavlar, Normanlar, Varegler, Danlar, İsveçler, Norveçler ve İslavlar bu hizbdedir.

6- Sloven Grubu: Önceleri Pruslar ve Polaklar, Litvanlar, Çekler, Sırplar, Karadağlılar, Hırvatlar, Slovaklar, Sleovenler, Maloruslar, Belaruslar Tuna Bulgarları ile Velikrus grupları bu gruptan kabul edilir. Fakat bana göre son iki halkı slavyan saymaktan ziyade Slavlaşmış halklar olarak kabul etmek (pomaklar gibi) gerekir. Çünkü Tuna Bulgarları Turan Kavimlerinin Türk grubundan olan Kama Bulgarları ile birlikte (Ogurlar) tek kökten gelirler. Aza-Karadeniz havalesinden göçerek Dinyeper ve Tuna nehirleri sahillerine sıçramış oralarda boylanıp soplandılar. Sonra miladi olarak hatırladığım 680’de Slovenlerin yaşadıkları (Mysiya) yeri savaşarak ele geçirmiş ve orada güçlü Bulgar Devleti’ni tahsis etmişlerdi. Fakat Kavm-i hakim olmalarına rağmen zaman içinde kendi dil ve örflerini, akidelerini, adetlerini unutarak tebaaları olan Sloven örf-adetlerini alıp Slavlaştılar.

Bugün “Velikirus” denilenler de daha önceki Got, Sloven ve Çud neslinden meydana gelmiş bir tür topluluktur. Velkirus kavmine Alman, Fin ve daha başka çok çeşit halklar, özellikle Türk ve Tatar, Mongol halkları karışarak Slavlaştılar. Soy adlarının bugüne kadar Türkçe isimler ve Türklük hatırasını yansıtan unsurlar muhafaza edilse de esasında hiçbiri Türk’lük duygusuna hakim ve sahip değildir maalesef. Kendi çalıp kendilerinin oynadıkları bir düzen içinde halen daha vardırlar. Bu arada Ari kavimlerin hepsine Arya (Kafkas cinsi, Hint-Avrupa kavmi ve Hint-Germen) kavmi adı verilir.

Hazırlayan: Mertcan ABBASOĞLU

Kaynaklar:

Kemal Karpat: Osmanlı ve Dünya: Osmanlı Devleti ve Dünya Tarihindeki Yeri


İbrahim Kafesoğlu: Umumi Türk Tarihi Hakkında Tespitler, Görüşler, Mülahazalar,
Türk Millî Kültürü


Gyula Nemeth: Attila ve Hunlar

Nevra Necipoğlu: istanbul Araştırmaları Yıllığı


Halil Berktay: Kabileden feodalizme (sadece siyasi alanın içtimai muhatap
konuları)

Mehmet Fuat Köprülü: Tarih araştırmaları, Türk tarih-i dinı̂si, Türkiye tarihi Anadolu istilâsına kadar Türkler,


Suematsu Kenchō: A fantasy of far Japan, The Risen Sun, China’s Historical Expansion


Zeki Velidi Togan: Umumi Türk Tarihine Giriş, Hâtıralar: Türkistan ve diğer Müslüman doğu Türklerinin millı̂ varlık ve kültür mücadeleleri


Milton M. Meyer: Japonya Tarihi, Hanedanlık Döneminden Günümüze


Reşîdüddîn Fazlullah-ı Hemedânî: Câmi’ut-Tevârîh


Salomon Schweigger: Sultanlar kentine yolculuk, 1578-1581

Bahaddin Ögel: Türklerde devlet ve ordu mehteri: Hunlardan Osmanlılara : resimler ve sözlükler, Türk kültür tarihine giriş, Türk Mitolojisi ve Muhakemeleri, Dünden bugüne Türk kültürünün gelişme çağları, böyük hun imperiyası (okumak isteyenlerin orjinal dilinde okumasını isterim),

Sino-Turcica: Çingiz Han ve Çin’deki hanedanının Türk müşavirleri

Yusuf Akçura: Türkçülüğün Tarihi, Cengiz Han, Türk Yılı(1928),

Shimin Geng: Ancient Turkic grammar(dil bağları için güzel kaynaktır.), Uighur ancient literature, Western literature and history on the draft (her ne kadar taslak dese de bazı arşiv taramaları bu kaynaktadır)

Wang Guowei: Çin edebiyatındaki bazı Türki ve kavimsel değinmeleri bulunuyor. Yazdığı insanların şarkılara verdiği tepkileri komşu milletlerin nezdinde aktardığı bazı bölümler var (sadece bu kısımlar dahildir.)


Gabdulhay Ahatov: neredeyse tüm makaleleri


Wilhelm Barthold: Turkestan Down To The Mongol Invasion, An Historical Geography of Iran, Central Asian Turkish History Lessons


László Rásonyi: Tarihte Türklük, Duna hidak: Régi török ​​emberek a Duna (yazarın ilk eseri diye hatırlıyorum. Orta Avrupa için bazı noktaları incelenmeye değer)


Wolfram Eberhard: conquerors and rulers: social forces in medieval china, china und seine westlichen nachbarn: beitr. zur mittelalterl. u. neueren geschichte zentralasiens, kultur und siedlung der randvölker chinas, a history of china: children history (adına bakmayın kuvvetlidir)

Tarih Kazanı

Tarih-i Harp

Savaş tarihi, büyük komutanlar ve stratejileri Türk tarihine dair mülahazalar ve Türk tarihindeki münakaşaların izah adresi.

Related Post

Osmanlıca Nedir ?

Posted by - 31 Temmuz 2020 0
TÜRK DİLİNİN YÜZYILLARCA MARUZ KALDIĞI İHANETLERİN BU GÜNE YANSIYAN DİL TARTIŞMALARINI TÜM BOYUTLARIYLA ANLATIYORUZ.

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir