Prof. Dr. Ersin KALAYCIOĞLU’ndan Çarpıcı Tespitler: “Sırf yoksullardan oy alabilmek ve biraz da hazineye gelir sağlamak için, imar barışı gibi bir hukuk faciası yaşandı bu ülkede”

Diplomasi Türk2 hafta önce
77 0

“Türkiye’de güçlü bir kent yoksulu, Marksist sosyologların deyimiyle lümpen-proleter bir sınıf siyasete ağırlığını koyuyor. Buna dayanan bir demokrasinin sürdürülebildiğine dair siyaset bilimi araştırmalarında hiçbir kanıta sahip değiliz.
Burada kritik olan, seçmen temsilcisinden ne talep edecek, özgürlük, hukuka saygı, temiz siyaset mi? Yoksa iş, kendisinin veya yakınlarının kayrılması, hiç katkı vermeden bazı kamusal yararlar mı? Tabii bu kasten evirip çevirip çarpıtılırsa o ayrı!


Söylediğim çok net: MÖ 300’lerde Aristo’dan 20 ve 21. yüzyılda Seymour Martin Lipset’e kadar demokrasilerin oluşması için güçlü ve siyasetten bağımsız bir orta sınıf olması gerektiğini ileri sürmüş düşünürler vardır. Bu savların yanlışlanamadığı da görülmektedir.


Türkiye’de güçlü bir orta sınıf yok, onun yerine kalabalık bir istihdam dışı kent yoksulu tabaka var. Orta sınıfın talebi özgürlük, haklar ve hukuk devletidir. Oysa istihdam dışı kent yoksullarının hukukun kendilerine yaradığını düşündüklerini gösteren bir kanıt da yok, hukuk dışı uygulamalardan olumsuz olarak etkilendikleri, özellikle yolsuzluklardan şikâyetçi olduklarını gösteren kanıt da yok.
Çünkü içinde yaşadıkları ortam hukukun içinde değil zaten. İnsan kaynakları gelişimi düzeyi fevkalade düşük bir tabakadan bahsediyoruz. Bu kitlenin hukuk devleti bilgisi de yok, yaşadığı ortamda hukuka uymanın maliyeti de oldukça fazla. Gecekonduda oturan, kayıt dışı ekonomide çalışan, elektrik, su vb. hizmetleri ödeme gücü olmadığı için bunları bedava temin etmeye çalışan geniş kitlelerden söz ediyoruz. Bu tür bir yaşantının hukuk devleti, adalet ve hukuk kurallarına uygun işleyen bir imar, trafik, enerji vb. yasası talep etmek gibi bir lüksü olabilir mi? Hukuk devletinin bir iktisadi getirisi var, kalkınma sağladığını Daron Acemoğlu ve James Robinson kitaplarında ispatlıyorlar.
Ancak, hukuk devleti aynı zamanda pahalı da, kullandığınız elektriğin, suyun, kanalın faturasını ödeyecek, trafik kurallarına uyarak araç kullanacak, imar yasalarına uygun ev yapacaksınız. Bu masraflara katlanmak için profesyonel meslek sahibi olmak ve o düzeyde gelir gerekiyor. Onun için orta sınıfın yaygın olduğu ülkelerde hukuk devleti ve ona dayalı çalışan bir demokrasi yaşıyor ve ekonomi kalkınıyor. Bugün önümüzdeki sorun da bu: Demokrasi olmadan hukuk devleti olmuyor, hukuk devleti olmadan ekonomik kalkınma olmuyor, ama Türkiye henüz yarışmacı bir otoriter devlet. “

Sırf yoksullardan oy alabilmek ve biraz da hazineye gelir sağlamak için, imar barışı gibi bir hukuk faciası yaşandı bu ülkede. Kaçak yapılaşmayı özendiren ve kente göçü hızlandıran bir etken bu ve yeni bir şey de değil, 70 yıllık bir kısır döngü. 1950’den beri büyük kentlerde kaçakçılık ve hukuksuzluk sürekli birbirini doğuruyor. O nedenle benim yeni kurulacak bir partinin programında aradığım

1. ilke, HUKUK DEVLETİNE DAYALI DEMOKRASİ’dir.

Parti kurmayları na duyurulur.

Prof. Dr. Ersin KALAYCIOĞLU

0 0 oy
Yazıyı Değerlendir
Bildirimler
Bildir
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle

İlgili Yazı

İngiliz Aklı

Yazar : - 20 Ocak 2021 0
İngiltere’nin AB’den ayrılmasından sadece İngiliz halkının değil, farklı çevrelerin de memnun olduğu görülmektedir. Başta ABD ve Rusya olmak üzere, kendi…
0
Düşüncelerinizi ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x