Nasyonel Sosyalistler ve Kültür Endüstrisi

651 2

Almanya dendiğinde aklıma gelen öncelikli olarak 300 şehir devletçiğini birleştiren Prens Bismark olsa da ikinci dünya savaşıyla birlikte dünyayı dehşete düşüren Nazi rejimi olmuştur.

Alman aydınlanması ve Alman devlet doktrini haline dönüşen fraksiyonları incelemek istiyorsak, öncelikli olarak bakmamız gereken,Almanların meşhur Frankfurt okuludur.

Frankfurt Okulu 1923 yılında Almanya’da kurulan ,sosyoloji ,siyaset,psikanaliz,estetik,felsefe gibi alanlar farkı ekollerden insanları bir araya getirmiş,eleştirel teorilerle ,Almanya’nın gelecek 10 yıllarına ışık tutmuştur.

Bismarck ve Nazi rejimiyle bir okulun ne ilgisi olabilir dediğiniz duyar gibiyim.

            Eleştirel pratiği ile devleti ve devleti oluşturan güçlü sosyolojik kavramları derinlemesine inceleyen Frankfurt Okulu,kurulmasından kısa bir süre sonrasında “Faşist” bir iktidarın Almanya’ya geleceğini çok net bir şekilde ortaya koymuştu.

            Kültür Endüstrisi ,Kamu Yönetimi ve Theodor Adorno

            Frankfurt okulunun en önemli figürlerinden olan Thedor Adorno,yapmış olduğu deneysel ve psikolojik araştırmalarla ,Kamu düzeni hakkında ,günümüzde dahi üniversitelerde okutulacak görüşler ortaya koydu.

            Theodor Adorno’nun ortaya attığı kurama göre birey var olamıyordu.Birey kavramı kapitalizm tarafından “toplumsal nesne” haline getirilerek ,kitleleri yönetmek daha kolay hale geliyordu.Adorno ve Frankfurt okulunun diğer bir kuramı ise “Ataerkil” toplumun Baba kavramının ,devlet öznesiyle birleştirilmesiydi.

Yani bizler yerine karar verebilecek sistemin önü açılması için ,Kapitalizm düşünsel sistemimize hüküm ediyordu.

İnsanları bir meta olarak gören bu endüstri,sadece popüler kültür değil,kitle tüketimi için üretim yapan medya ve kültürü kapsayan,sanatı dahi obje olarak gören ,tüketiciyi pasif ,siyasete kayıtsız ve nesne konumunda görüyordu.

Kültür Endüstrisi ve Nasyonel Sosyalistler

Frankfurt okulunun kurulmasından kısa bir süre sonra ,Almanya’nın dört bir köşesine belirli değerler üzerine kurgulanmış anketler gönderdikten sonra aldığı sonuçlarla kanı donmuş olan yahudi asıllı Adorno,Faşizmin ,kültür endüstrisini,sinema,yazılı ve görsel medya , radyolarla adım adım işlendiğini görmüştü.

“Nasyonel Sosyalistler, basının bilgiyi yeniden işlerken yaptığı üzere, yayının amaçladıkları veriyi sunduğunu biliyordu..

Böylece kitleler tam anlamıyla yönlendiriliyor ,kitleler yerine düşünen devlet mekanizması milyonlarca kişinin ölmesini bir istatik olarak görüyordu.

Sonuç olarak devletsel doktrinlerin alt yapısını oluşturan propaganda faaliyetleri ve kültür endüstrisiyle işlenen siyasi faaliyetler ,iktidarların doğuşuna ve milyonlarca insanın ölmesine sebep olabiliyordu.

Mehmet Emir Aksoy

Mehmet Emir Aksoy

Girne Amerikan Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi lisans ,Okan Üniversitesi Uluslararası İşletme yüksek lisansı bulunmaktadır. Elektronik İleti, [email protected]

Related Post

There are 2 comments

  1. Cengiz ÖZKAN

    Mehmet bey sizce Almanya’da aşırı sağcı kitlelerin gegemenliği tekrar gerçekleşebilir mi? yani Avusturya’da bu oldu ve büyük oranda da tepkisiz kalındı hadiseye geçtiğimiz yıllarda. Bugün bakıyoruz İtalya Çin ile yakınlaşmaya çalıştığı için (kuşak yol projesi) Avrupa’nın üvey evladı gibi görülüyor. Almanya daha doğrusu Merkel ABD’nin kuyruğunda gezmekte. Almanyadaki arkadaşlar sağcı partilerin inanılmaz derecede faşizan tavırları saklayarak ülkenin her yerini karış karış sardığını söylemekte. Ne düşünüyorsunuz? patlar mı bir Hitler kafası daha; ABD’nin üstlerinden kurtulmak maksadıyla?

    Reply
    1. Mehmet Emir Aksoy

      Değerli sorunuz için teşekkür ediyorum.Almanya genelinden cevap vermek yerine dünya genelinden cevap vermek isterim.Dünya genelinde ulusalcılık ciddi anlamda yükseliş gösteriyor fakat buna ırkçılık diyemeyiz.Ulusalcı ve Küreselci iki ana fikir akımı sürekli bir çarpışma halinde olduklarını görüyoruz.Avrupa özelinde incelersek de , afrika ve asya’dan gelen göçmenlerin entegrasyon sorunu olması ,Avrupa’da göçmenlere karşı ciddi bir tepki oluşturuyor.İşin özetiyle göçmenlere karşı tepki olmaya devam eder fakat Alman Nazi zihniyeti kadar ağır bir durum söz konusu olacağını sanmıyorum. Sevgiyle kalın.

      Reply

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir