MEDYANIN ANLAM İNŞASI VE KIBRIS SORUNU

249 0
(Dr. Fazıl Küçük ve Makarios)

Dünya üzerinde yaşanan her olayda medya aracılığıyla anlam inşa edilmesi sonucu  gerçeğin dışında da farklı algı yaratıldığı bilinen bir gerçek. Medya kuruluşları dijitalleşen dünya ile birlikte sosyal ağlar üzerinden yayınlarına daha fazla ağırlık vermiş durumda. Özgürlük sağladığına inandığımız ama daha fazla dezenformasyona maruz kaldığımız sosyal ağlar aracılığıyla yeni inşa edilen anlamların gölgesinde yaşamlarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Hal böyle olunca da özellikle toplumlar ve devlet kuruluşları kendi haklılığını ispat edebilmek için sosyal ağlarda yeni anlam inşasına girişmek zorunda. Yoksa yakın tarihte yaşadığımız haksızlıklar bile maalesef yeni dijital dünyada da inşa edilen anlamların gölgesinde kalmaya devam edecek.

“Kıbrıs Sorunu” olarak bildiğimiz, dünya kamuoyunun ve Rum-Yunan ikilisinin 46 yıl öncesine indirgediği, bizimse dünyaya bir türlü anlatamadığımız, 57. yılını tamamlayan egemenlik sorunu halen devam etmekte. Medyanın anlam inşa etme özelliğini çok iyi kavrayan Makarios’un daha ilk günden devlet televizyonu ve radyosunu kullanarak “Türkleri mevcut devlete isyan eden bir grup” olarak gösterme çabası ve anlam inşası halen geçerliliğini korumakta. Oysa gerçekler Rum-Yunan ikilisinin dünya kamuoyunda servis ettiklerinin çok ötesinde ve gözler önünde yaşandı.

(Dr. Fazıl Küçük Ve Makarios)

1963 Olayları basit bir olay sonucu yaşanan çatışmanın devamı olarak değil, planlı bir soykırım hamlesinin adım adım işletilmesinin yansımasıydı. Kıbrıs Türkü ya Rumlarla birlikte eşit statüye sahip olduğu Kıbrıs Cumhuriyeti’nde  anayasal değişiklik yapılarak azınlık statüsüne razı olacak, yada bunu kabul etmezlerse topyekûn yok edilecekti. Nitekim anayasal değişikliği kabul etmemelerinin ardından Kıbrıs’ın genelinde adım adım Rum terör örgütü EOKA tarafından –ki bu örgüt ortak cumhuriyetin devlet başkanı ve Rum bakanları tarafından yönetiliyordu- saldırılar başlatıldı. Kıbrıs Türkü 103 köyünü kaybederek kantonlarda yaşamaya mahkum edildi. Yaşananlara adada garantör olarak bulunan Türkiye Cumhuriyeti’nin yanında diğer bir garantör ülke İngiltere’nin askerleri yakinen şahit oldu. Barış Gücü askeri adaya ayak basıncaya kadar Barış Gücü görevini yürüten İngiliz Askerleri Kıbrıs Türkü’ne ada üzerinde yaşatılanların en canlı tanığı oldu. Aynı zamanda Kıbrıs Türkü’ne yaşatılanların en gelen yansıması ve kayıt altına alınan bölümü BM tarafından hazırlanan ve tozlu raflara kaldırılan Ortega Raporunda bir bir görsel olarak da belgenmiş durumda. Hal böyle olunca yaşananların yansımalarını yeni medya aracılığıyla daha çok duyurmak ve yeni anlam inşasına gitmek yine bizlerin elinde. 103 köyde yaşanan göçün ve vahşetin sadece bir yansıması sadece bundan 58 yıl önce tamda bugün 6-7 Şubat 1964 tarihinde Arpalık Köyünde yaşandı. Bu yaşananlar diğer köylerde yaşananların sadece bir yansıması durumunda.

(7 Şubat 1964 Arpalık Köyünden göç)

ARPALIK KÖYÜNDE YAŞANAN EOKA SALDIRISI VE GÖÇÜN BİLİNMEYENLERİ

6 Şubat 1964 tarihinde EOKA’cı Rumların kışkırtmaları ve devamında yakın köylerdeki Rumlarla köyle saldırılması sonucu Kıbrıs Türkü beş şehit vermiş ve ardından Akıncılar Köyüne göçmek zorunda kalmıştı. Akıncılar Köyü o dönemde en güçlü Mücahit (Kıbrıs Türk Askeri) korumasına sahip ve bölgeden gelen dokuza yakın köyün Türklerini kendi içinde geçindirmek zorunda kalan bir bölge haline gelmiştir. Köydeki yetersiz yaşam alanı ahırların dahi ahırladın dahi ev olarak kullanılması yetersiz kalmış, Türk Kızılayının yardımları sonucu kurulan çadırlar ve yiyecek içecekle bölge halkı ayakta kalmayı başarmıştır.

1964 Arpalık Köyü

Arpalık Köyüne saldırı gerçekleştirildiğinde asıl amaç, o bölgede tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanları katlederek Lefkoşa’yı besleyen bölgeyi ortadan kaldırmak Kıbrıs Türkü’nü topyekün çökertmekti. Nitekim o bölgeden çıkan ürünlerin Lefkoşa’ya engelsiz ulaşmasını sağlayan yine İngiliz Askerleri olduğu bilinenler arasındadır. Köye saldırı gerçekleştiğinde 16 yaşında olan ve döneme elindeki silahl damga vuran Aysel Dizliklioğlu’da orada cepheye çıkmış, en küçük şehit 10-11 yaşlarındaki İsmail’de  elinde sapanıyla gelen Rumları uzaklaştırmak için evlerin arasında, sokakta savunma yapmıştı.  Karşılarında ise düzenli bir ordu olan EOKA’cı Rum silahlı güçleri vardı. Olayı belgeler ışığında analiz edip bire bir canlı tanıklardan dinlediğinizde ortaaya çıkan tablonun ne kadar vahim olduğunu bir kez daha görüyorsunuz. 16 Yaşında hamile, eşi Rumlar tarafından kaçırılmış ve halen daha bulunanamış bir genç kız kaçmak saklanmak yerine can havliyle savunma yapmak için elinde av tüfeği ile gelen düşmanı bekliyor. 10-11 Yaşlarında küçük bir çocuk savunma amaçlı sapanıyla sokak aralarında gelenleri kovmak için çabalıyor. En önemlisi de köyde yaşayan sağır ve dilsiz iki Rum çatışmada zarar görmesin diye cephede gelen Rumlara karşı savunma yapan TMT mensubu Erdoğan Arpalıklı onları korumaya alıp İngiliz Askerlerine  teslim ederek köyden sağ salim çıkmasını sağlıyor.

1964 Arpalık Köyü

Girne Amerikan Üniversitesi ve BRT işbirliğinde hazırladığımız ve yönetmenliğini üstlendiğim “Göçün Hikayesi Arpalık” Belgeselinde yaşanları bire bir canlı tanıklarıyla aktarma yoluna gittik. Gönül isterdi ki sağlam bir devlet desteği ile sosyal mecralarda daha güçlü bir şekilde daha kısa ve net videolarla her dilde bu çalışmaları dünya kamuoyu ile buluşturalım ve dijital mecrada yeni anlam inşasına gerçeklerle katkı sağlayalım. Ama maalesef bu kadarla yetinebildik. Güzel bir çalışma gurubu ile o dönemde nelerin yaşandığını izleyiciyle buluşturduk. Bugünse İngilizce çevirisi Sonya Karafistan ve Duygu Tağmaç’ın katkılarıyla Londra Türk Dernekleri Konseyi’nin himayesinde izleyiciyle buluşacak.

Haklı davamızı güçlü bir şekilde dijitale aktarmayı başarır ve anlam inşasında başarı sağlarsak Kıbrıs Sorunu’nun çözümünde elimizin daha güçlü olacağı aşikar. Elimizde her türlü belge ve bilgi olmasına rağmen dijitale akratmada yetersiz kaldığımız bir süreçteyiz. Güçlü bir ekip çalışmasıyla anlam inşası çok daha verimli ve hedefe gitmede başarılı olmamızı sağlayacaktır.

Yaşanan gerçekler tüm taraflar arasında net bilinmesine rağmen dünya kamuoyuna faklı anlam inşaası ile yansıtılmaya devam etmektedir. Bu bağlamda ada üzerinde garantör devlet olan ve olayların canlı tanığı olma özelliğini koruyan İngiltere’ye çağrımız hiç kuşkusuzki sorunu çözmek için doğruların yanında yer almasıdır.

GARANTÖR İNGİLTERE’Yİ YANIMIZDA GÖRMEK İSTİYORUZ.

İngiltere 1963 olayları başladığında Barış Gücü askerleri adaya gelinceye kadar ada üzerindeki kendi aslerleri vasıtasıyla Barış Gücü görevini yürütmüştür. Dolayısıyla Kıbrıs Türkü’nün neler yaşadığını en iyi bilen diğer garantör İngiltere’dir. Arpalık Köyünde yaşananların diğer köylerde de yaşandığını bilen, İngiltere’ye raporlayan yine kendi askerleridir. Yaşanan gerçekler bağlamda federal bir çözümün ada halkına sadece acı ve hüznü yeniden getireceğini bilnen de yine İngiltere’dir. Yaşanan gerçekler ışığında iki devletli çözümü savunan Kıbrıs Türkü ve anavatanı Türkiye Cumhuriyeti’nin görüşlerini uluslararası arenada diğer garantör İngiltere’de desteklemelidir. Aksi bir çözüm önerisinin iki komşuluk ilişkileri içerisinde hareket etme duygusuna ve barışa hizmet etmeyeceği bilinerek hareket edilmelidir.

Kıbrıs Türkü ve Anavatan Türkiye olarak bölgede huzuru tesis etmek, gerek karasal alanda gerekse denizde bulunan zenginlikleri Rum-Yunan ikilisi ile paylaşmaya her zaman hazır olduğumuzu ve barış elini uzattığımızı söylemketen çekinmiyoruz. Garantör ülke İngiltere’nin iki devletli çözümde yanımızda yer alması durumunda yaşanan gerçekler ve güç dengelerini görerek hareket eden Rum-Yunan ikilisini karşımızda görmemiz mümkün olacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti ve Kıbrıs Türkü ortak hareket etmeyi başarır ve yaşananları dijital mecralara tam manasıyla yansıtırsa haklı anlam inşaasında başarılı olacaktır. Bu baplamda yeni bir oluşuma ve üretime acil ihtiyaç duymaktayız. Yapılacak her türlü çalışma kısa videolarla ve görsellerle dijitale aktarılmalı, mümkün olduğunca fakrlı dillere çevirileri yayınlanmalıdır.

Sağlıklı ve huzur dolu günlerde buluşmak dileğiyle…  

Aysel Dizliklioğlu(1964 Arapalık Göçü’nün ve mücadelenin simge ismi)

Belgeselin Türkçe verisyonuna alltaki linkten ulaşabilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=6XP_dNYy81U

Related Post

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir