Madem İstiklal Marşı Yeni Anayasanın İdeolojisi Olacakmış O Zaman İstiklal Marşıyla Birlikte 10. Yıl Marşı Veya Tek Başına 10.Yıl Marşı Anayasanın İdeolojisi Olsun!

160 0

Değerli Arkadaşlarım,

Tarih boyunca Türkler büyük devletler kurmuşlar ancak bir süre sonra bu devletler Türk olmayanlar tarafından ele geçirilmiş, iktidarı ile geçiren gayrı Türk unsurlar Türklüğü veya Türk varlığını ortadan kaldırmak için her yolu denemişler ne yazık ki bu eylemlerin sonu Türk Devletlerinin tarih sahnesinden silinmesi ile neticelenmiştir. Safeviler, Hazarlar, Bulgarlar ve bunun gibi çok sayıda büyük Türk Cihan Devleti bu şekilde Tarih sahnesinden böyle silinmiştir.

AKP iktidara geldiği günden bu yana temsilcilerinden Türklüğe, Atatürk’e ve Cumhuriyete karşı duymadığımız hakaret ve iftira kalmadığı gibi bu şahısların iki sözlerinden birisinin Cumhuriyet ile hesaplaşma ve “Anayasa’nın bu esasların koruyucusu olan “ilk dört maddesinin kaldırılması” olduğunu görmekteyiz. Hatta AKP’den ayrılarak gülücükler atan ve sevimli bir görüntü çizmeye çalışan DEVA partisi Genel Başkanı Ali Babacan bile “ uygun ortam yakalanınca Anayasanın ilk 4 maddesinin kaldırılması gerektiğini söyleyiverdi.

MEHMET AKİF VE MUSTAFA SAGİR

Sevgili Okurlar

Mehmet Akif ayrı bir konu başlığı altında anlatacağımız gibi Kurtuluş Savaşında Atatürk’ün yanında olmuş ancak daha önce “İslamcı” harekette görev almış Arnavut asıllı olması ara sıra eleştiri konusu yapılan bir milli kahramanımızdır. Atatürk’ün kurtuluş Savaşı sırasında çok güvendiği şahsiyetlerden birisidir. Yaptığı hizmetler itibarıyla adı tarihe geçmiş bir vatanseverdir.

Nitekim Atatürk Kurtuluş Savaşının en zor günlerinde İngilizler tarafından özel olarak yetiştirilerek bir çok yerde önemli suikastlerde kullanılmış Mustafa Sagir adıyla Ankara’ya gelen Mİ6 ajanından şüphelenerek onu görüşmeye çağırmıştır. Şahıs Hintli Müslümanlar adına yardım yapmak üzere geldiğini söylemiş ve oldukça sempatik bir görüntü çizmiştir. Ancak Atatürk Sagir ayrıldıktan sonra Mehmet Akif ile görüşmüş ona “Şahsın muhtemelen İngilizler tarafından eğitilmiş iyi bir ajan olduğunu ve kendisini öldürmek için gönderildiğini” söyleyerek “aynı evde kalmalarını ve şahsı iyi bir şekilde takip etmesini” istemiştir.

Nitekim şahsın beyaz mürekkeple yazdığı için okunamayan mektupları Mehmet Akif tarafından ele geçirilmiş ve Türk istihbaratına verilerek o günkü teknikle ışık altında okunmuş ve Mustafa Sagir halkın huzurunda açık ve kendisine geniş söz hakkı verilen bir yargılamaya tabii tutulmuştur. Mustafa Sagir yargılama sırasında tüm işlediği suçları ve Ankara’ya geliş sebebini ve İngiltere tarafından yetiştirilmiş özel bir ajan olduğunu itiraf ederek idam edilmiştir.

Ancak okurken göğsümüzün kabardığı İstiklal Marşında “Türk” adı yoktur. Bu sebeple 10. Yıl marşı Türklük şuurunun zirve yaptığı yıllarda bestelenmiş “Türk önde Türk ileri” ifadesiyle başlamıştır.

MADEM MARŞ BİR ANAYASANIN İDEOLOJİSİ OLACAK O ZAMAN 10. YIL MARŞI ANASANIN İDEOLOJİSİ OLSUN!

Sevgili okurlar,

İnşallah yanılıyoruzdur ancak gördüğümüz kadarıyla “Türk” varlığına alerjisi olanlar kendilerine istiklal marşından bile bir fırsat yaratmaya çalışmaktadırlar.

Nitekim “Anayasa’dan Türk sözcüğü kalkmalıdır” diyen Cemil Çiçek gibi Eski Meclis Başkanlarının bulunduğu AKP’nin mevcut Meclis Başkanı Mustafa Şentop tarafından dün yapılan açıklamada “İstiklal Marşı’nın milli mutabakat metni olduğunun altını çizilerek, ‘Zaman zaman tartışılır anayasa, anayasanın ideolojisi. Anayasanın bir ideolojisi olacaksa o ideoloji İstiklal Marşı’dır.” Denilivermiştir.

Bizde diyoruz ki, madem Anayasa’nın ideolojisi marşlarla tespit ediliyor o zaman Aynı dönemin iki önemli marşı olan “İstiklal Marşı ve Onuncu Yıl Marşının her ikisi birden” veya”Türk önde Türk ileri” diye Türklüğümüzle gurur duymamızı sağlayan “Onuncu yıl marşı” tek başına Anayasamızın resmi ideolojisinine dayanak olsun.

SELÇUKLU’DA TÜRKMEN MESELESİ

Sevgili Okurlar,

Oğuz Türklerinin Büyük Selçuklu İmparatorluğunu (Daha sonra Osmanlı imparatorluğunu) kurmaları dünya tarihinin en mühim olaylarından biridir.

Büyük Selçuklu imparatorluğun hudutları kısa bir zamanda Türkistan’dan Akdeniz kıyılarına dayanmış ve bu arada Anadolu’nun mühim bir kısmı Türklerin eline geçmiştir. Böylece Oğuzlar, fatih bir kavim olarak, kümeler halinde İran, Anadolu, Irak ve Suriye’ye gelerek, kısa bir süre sonra yerleştikleri bölgelerde soy adları olan Türkmen(Türk) adı ile anılmaya başlamışlardır.

B. Zakhoder ve V. Barthold’un şu sözleriyle aktarıyor: “Selçuklu Devleti’nin kuruluşu sayesinde Oğuzlar veya Türkmenler•, İslam alemine, ortaçağda hiçbir Türk halkının sahip olmadığı ehemmiyeti kazandırmışlardır. “

Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun ağırlık merkezini İran kıtası teşkil ediyordu. Bu itibarla devletin başında bulunan Selçuklu Türkleri, devlet idaresini İranlılarla paylaşmak zorunda kalmışlardır.

Sevgili Okurlar,

Oğuzların diğer bir adı da “Türkmen” olduğuna göre, Selçuk ve oğulları, devletin kurucuları olan Tuğrul ve Çağrı Beyler, Kutalmış ve İbrahim Yınallar birer Türkmen beyi idiler. Fakat fütuhatın artıp devlet sınırlarının genişlediği ve Müslüman çevrede sivil idarenin başında bulunan İranlı vezirlerin delaleti ile Selçuklu imparatorluğu idari, mali, askeri teşkilat bakımından İslami hüviyet kazanarak, bir Oğuz devletinden ziyade, bir İslam-Türk İmparatorluğu şeklinde gelişmeğe başladığı sıralarda Selçuklu hükümdarları da, birer Türk başbuğu olmaktan çıkıp, çeşitli kavmi unsurlara dayanan “İslam sultanları” haline gelmişler, dolayısıyla eri kendileri için tek dayanak teşkil eden Oğuzları ikinci plana atmışlardır.

Aslında, Dandanakan zaferinden itibaren imparatorluğun en geniş sınırlarına ulaştığı zamana kadar, yukarıda adlarını saydığımız beyleri ve reislerinin idaresi altında, sonsuz fedakârlıklarla İran, Kirman, Umman, Sistan, Irak-ı Acem, Irak-ı Arap, Azerbaycan, doğu Anadolu, Elcezire, Bahreyn, Hicaz, Yemen, Suriye ve nihayet orta ve batı Anadolu’yu zapt ve fethetmek suretiyle, Büyük Selçuklu İmparatorluğunun kuruluşunda ve azamet kazanmasında en büyük pay sahibi olan Türkmenlerin “devlete çıkardıkları zorluklar Orta Asya’dan, Selçuklular için insan gücü deposu vazifesini gören Oğuz bozkırlarından, ardı-arkası kesilmez kitleler halinde göç ettikleri bu soydaş devlet topraklarında kendilerine yurt, yaylak ve kışlak aramalarından ibaretti.

Sevgili Okurlar,

Oğuzlar çoğunlukla Maveraünnehir ve İran’a inmiş olan Selçuklular gibi, asıl yurtlarında nüfus kalabalıklığı ve otlak darlığı yüzünden düştükleri sıkıntıyı gidermek maksadını güdüyorlardı. Bunun için Müslüman olarak batıya doğru harekete geçiyorlar, üstelik Selçuklu sahasında mevcut devlet nizamının himayesinde kendi emniyetlerini de sağlamış bulunuyorlardı. Bu sebeple Orta Asya’da, Maveraünnehir’de yeni yeni İslamiyet’i kabul eden kitlelerin Horasan’a doğru göç ettikleri ve oradan İran içlerine ilerledikleri hususuna zaman zaman kaynaklarda işaret edilmiştir.

Ancak Dünya Tarihinin en büyük devletlerinden birisi olan Büyük Selçuklu İmparatorluğunun kuruluşundan bir süre sonra Mehmet Altan Köymen gibi ünlü Selçuklu uzmanı tarihçi Profesörlerin ve Prof.Dr. Orhan Türkdoğan gibi ünlü Sosyoloji hocalarının “Türkmen/Oğuz Meselesi” adını verdikleri devasa bir sorun ortaya çıkmıştır.

Değerli Arkadaşlarım,

Bu gün yaşadığımız ve en yetkili mercilerce dillendirilen “90 yıllık Cumhuriyet arası”, “Türksüz Anayasa”, ”Atatürksüz Anayasa” gibi ihanetlerin daha iyi anlaşılması için bir sonraki paylaşımımız da yine zaman tüneline girecek Selçuklu da Türkmen Meselesinin ne olduğunu kaynaklarıyla anlatacağız.

Bizi izlemeye devam ediniz.

Tüm değerli Arkadaşlarıma sağlık mutluluk ve başarılar diler en içten sevgi ve Saygılarımı sunarım. TANER ÜNAL

Related Post

There are 1 comments

  1. Avatar

    Hey, this is Eric and I ran across diplomasiturk.com a few minutes ago.

    Looks great… but now what?

    By that I mean, when someone like me finds your website – either through Search or just bouncing around – what happens next? Do you get a lot of leads from your site, or at least enough to make you happy?

    Honestly, most business websites fall a bit short when it comes to generating paying customers. Studies show that 70% of a site’s visitors disappear and are gone forever after just a moment.

    Here’s an idea…

    How about making it really EASY for every visitor who shows up to get a personal phone call you as soon as they hit your site…

    You can –

    Talk With Web Visitor is a software widget that’s works on your site, ready to capture any visitor’s Name, Email address and Phone Number. It signals you the moment they let you know they’re interested – so that you can talk to that lead while they’re literally looking over your site.

    CLICK HERE http://talkwithcustomer.com to try out a Live Demo with Talk With Web Visitor now to see exactly how it works.

    You’ll be amazed – the difference between contacting someone within 5 minutes versus a half-hour or more later could increase your results 100-fold.

    It gets even better… once you’ve captured their phone number, with our new SMS Text With Lead feature, you can automatically start a text (SMS) conversation.

    That way, even if you don’t close a deal right away, you can follow up with text messages for new offers, content links, even just “how you doing?” notes to build a relationship.

    Pretty sweet – AND effective.

    CLICK HERE http://talkwithcustomer.com to discover what Talk With Web Visitor can do for your business.

    You could be converting up to 100X more leads today!

    Eric
    PS: Talk With Web Visitor offers a FREE 14 days trial – and it even includes International Long Distance Calling.
    You have customers waiting to talk with you right now… don’t keep them waiting.
    CLICK HERE http://talkwithcustomer.com to try Talk With Web Visitor now.

    If you’d like to unsubscribe click here http://talkwithcustomer.com/unsubscribe.aspx?d=diplomasiturk.com

    Reply

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir