KONGRE BASKININ TARİHSEL SÜRECİ VE ESAS NEDENLERİ

313 0

Amerika’yı Amerigo Vespuci mi yoksa Christof Columbus mu keşfetti? tartışmasından sonra Amerika’ya akın akın gelip istila eden beyaz Avrupalıların 21. yüzyıldaki torunları geçtiğimiz haftalarda ABD tarihinin en ilginç tarzda Başkanlık Koltuğu kavgası vermişlerdir.

Cumhuriyetçilerin Başkanı Donalp Trump burun buruna giden Başkanlık yarışında Demokrat rakibi Joe Biden’a kıl payı kaybetti. Hatırlayacak olursak eğer, eski Başkan Trump’ın başkan seçildiği seçimlerdeki söylemi: “Make America Great Again” idi. Yani “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap.”

1980’lerdeki Hollywood yıldızı Başkanları Ronald Regan’dan sonra ABD’nin duraklama dönemine girdiği birçok uluslararası ilişkiler uzmanı tarafından belirtilen bir konudur ancak 1990’ların başında Sovyet dünyasının çökmesi bu duraklamayı gölgelemiştir.

ABD’nin eski Başkanlarından Ronald Regan’ın Hollywood yıldızı olduğu zamanlardan bir kare

Donald Trump’ın ABD’de çoğunlukta olan ve 17. yüzyıldan itibaren milyonlarca yerliyi katlederek! ülke kuranların 21. yüzyıldaki torunlarının Amerika’nın azınlığa düşürülmüş diğer etnik gruplarıyla olan hesaplaşmasının sloganını zaten eski Başkan Donald Trump seçildiği seçimde ilk sinyallerini vermişti. ABD tarihinde diğer bir hastalık olan Afrika kökenli siyahi vatandaşlarına olan ırkçı tutumlarına son on yıllarda da Hispanic (Latin Amerikalılar) ve İslam karşıtlığı da eklenmişti.

Donlap Trump’ın seçim sonuçlarını kabul etmemesinden daha doğrusu içine sindirememesinden ötürü de Washington’daki Kongre Binası Trump taraftarlarınca basıldı ! Bu baskın Amerikan tarihindeki ilk baskın değildi. 1812-1814 yıllarında adına 3 Yıl Savaşları da denilen dönemde, ikinci kez İngiliz işgaline uğrayan Amerika’da İngiliz askerleri Washington’daki bütün kamu binalarını ateşe vermişlerdi. Kongre Binasını da yaktılar ancak o gece yağan yağmur binayı kurtarsa da alınan hasardan ötürü Kongre Binası bölgede bulunan bir otele geçici süreliğine taşındı.

Bu olayların temelinde ise Büyük Britanya İmparatorluğu ile Fransa’nın denizaşırı bölgelerdeki sömürge ve koloni yarışı nedeniyle patlak veren 7 Yıl Savaşları (1756-1763) yatmaktadır. İngiltere’nin o dönemdeki stratejisi İngiltere’ye göre daha çok kara imparatorluğu olan Fransa’yı yenilgiye uğratmıştır. 7 Yıl Savaşları Avrupa anakarasında da Prusya-İsveç, Rusya, Fransa ve Avusturya arasında da cereyan etse de İngilizlerin stratejisi tuttu ve Kanada-Amerika’da Fransızları mağlup ettiler. Ancak İngiltere için de savaşın maliyeti çok ağır oldu. Bu ekonomik açığı kapatmak içinse dönemin 13 Amerikan Kolonisine ağır vergiler koymakla işe koyuldular ancak o döneme kadar çoğu İngiliz ve adalı olan beyaz Amerikalılar! Kraliyet ailesine karşı gelerek ayaklandılar. Ayaklanma bir anda bütün bir kıtayı sardı ve 7 Yıl Savaşlarından mağlup çıkan Fransa ve İspanya’nın da destekleriyle vergi karşıtlığı bir anda Amerikan Bağımsızlık Savaşına büründü.

1775-1783 yılları arasında meydana gelen savaşta günümüz ABD’sinin de temelleri atıldı. Savaş devam ederken de 4 Temmuz 1776’da Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi okundu ve savaş sonunda İngiltere mağlup oldu. Rövanşı Fransızlar almıştı ancak Amerikan Bağımsızlık Savaşı’na katılan Fransız subayları da bu bildirgeden etkilenerek döndükleri memleketleri Fransa’da 1789 İhtilaline ön ayak oldular.

İngiltere ise intikam almak için Kanada ve Amerika sahillerine yeni bir işgal girişiminde bulundu ve yeniden savaşıldı ancak yine kaybettiler. Dönemin Amerikan Başkanı James Madison savaş ortasında yanan Kongre Binasını ve yakılan diğer kamu binalarını yeniden inşa ve restore ettirdi. Bu anlattıklarımız konunun tarihsel bir karşılaştırması.

Ancak geçtiğimiz günlerdeki baskında ne İngiltere ne de Fransa savaşmaktaydı! 21. yüzyılın süper gücü, ordusu, polisi, istihbaratı ve teknolojisi en üst düzeyde olan, kuş uçsa dahi haber alabilecek imkan ve kabiliyetlere sahip olan ABD’nin Başkenti Washington’daki Kongre Binası nasıl olurda binlerce kişi tarafından basılır? odalara girilir? ofis malzemeleri çalınır? ve dünyaya Demokrasi ihraç etmek için işgal etmediği yer kalmayan ABD bu duruma düşebilir?

Bunun gibi durumlar ancak Ermenistan ve 3. Dünya Ülkelerinde baş gösterir!

Bir diğer önemli ve göz önünde bulundurulması gereken husus ise: Kogre baskınında açılan bayraklar ve çeşitli simgelerin verdiği mesajlardır. Baskında Amerikan İç Savaşında köleliği savunan güney kolonilerinin yani Konfederasyoncuların bayrağının yanı sıra, diğer Hıristiyan cemaatlerin simgeleri ile büyük bir haç dikilmiştir. Baskına gelenlerin iddiası ise ABD’yi atalarının kurdukları ve Demokratların “Cani, İblis, Şeytani, Kan Emici, Bebek Katili vb.” bir takım ezoterik söylemlerdi.

Gerçekte olan ise: ne Başkan adaylarının koltuk kavgası kadar ne de Cumhuriyetçi-Demokrat çekişmesi kadar basit değildir. Olayın içyüzünde ve perde arkasında dünya hegemonyasını paylaşma savaşı vardır. Bir yandan Amerikan milliyetçileri Cumhuriyetçiler ve arkalarındaki Evangelist, Siyonist güç diğer yanda ise Liberal Dünyanın en zengin iş adamlarının desteklediği Demokratlar. Bir yanda Armageddon ve Kıyamet senaryolarına inanan Trump destekçilerinin fikir babaları diğer yanda Biden etrafında kümelenen Küreselciler.

Donalp Trump’ ise seçimlerde aldığı yenilginin yanı sıra Orta Doğu’da, Akdeniz’de, Kafkaslar’da da yenildiğinin farkındadır. Pasifikte ise Çin’e karşı da zor durumda olduğunun da gayet farkındaydı. Bu yüzden damadı Jared Kushner ve Dışişleri Bakanı Mike Pompeo Biden yönetimine miras bırakmak için saydığımız her bölgede sorunlar yaratmak için arı gibi çalıştılar.

Bir diğer mesaj ise: İran-İsrail sorunu yüzündendir. Hatırlanacağı üzere Tel Aviv yönetimi Biden’ın olası bir İran yaklaşımı ya da açılımında İran’a saldırabileceklerini dile getirmişlerdi çünkü İsrail kesinlikle İran’ın nükleer füzelere ve bombalara sahip olmasını istemiyor ve bunu birincil derecede milli güvenlik sorunu olarak algılıyor. İkincisi ise İsrail’in etrafındaki Şii milislerinin çokluğu. Basına sızan haberlerden de öğrendiğimiz üzere Trump birkaç defa İran’ın vuralım önerisini getirse de Pentagon bu öneriye sıcak bakmamıştır. Çünkü eski Başkan Regan’ın da dediği gibi “Körfez ülkelerindeki petrolün güvenliği için ABD her daim savaşa hazırdır ve girmekten de çekinmez!”

Suudi Arabistan’ın Katar’a karşı tutumundaki yumuşamanın da nedeni bu çünkü İran ile Biden yönetimi yakınlaşırsa Suudi Arabistan’ın milli paranoyası yeniden hortlar. İran’daki suikastların de nedeni yine bu saydıklarımızdır.

Son olarak ise yeni Başkan Biden’a açık bir mesajdı bu. Başkan olsan dahi Seni ve ekibini rahat bırakmayacağız! Çünkü dünya üstündeki çıkarlar iki Başkandan da büyük.

Bir diğer olasılık ise Biden tarafını tutan devlet yetkililerinin Trump’ın taraftarlarını mobilize etmesiyle bu gibi sıkıntılı durumların daha çok olabileceği ve Trump’ın kamuoyunun gözünden düşmesine yönelik bir hareket olarak da yorumlanabilir. Ancak daha güçlü ihtimal ise diğer Cumhuriyetçiler tarafından organize edildiğidir.

Related Post

Sakarya’dan Acı Haber ; 3 Şehit

Posted by - 9 Temmuz 2020 0
İçişleri Bakanlığı açıklamasına göre, havai fişek fabrikasına ait patlayıcıların kontrollü şekilde patlatılması amacıyla taşındığı kamyondan indirildiği esnada, patlama meydana geldi.…

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir