Kırım Hanı Hacı Selim Giray Han (IV)

414 0

Hastalık ve Düşmanla Mücadele

Padişah tarafından tabipler gönderildi ise de nikris belasından kurtulamayan Selim Giray Han, Edirne’de padişahla buluşup kışı Kırım’da geçirmek üzere Kırım’a yollandı. 1693 yılı baharında sefere davet edilen Kırım Hanı, 1693 Temmuz’unda Rusçuk’ta Bıyıklı Mustafa Paşa ile buluştu.
Tuna sahilinden Eflak’a geçmeye çalışan Osmanlı ordusu, Avusturyalı General Haizer’in 100.000 kişilik bir kuvvetle Belgrad’ı muhasara ettiği haberi alındı.
26 Ağustos 1693’de Osmanlı öncü kuvvetlerinin kumandanı Mısırlızade İbrahim Paşa’nın Avusturya öncülerini kırması ve Sadrazamın bulunduğu büyük ordunun Belgrad’a yardıma geldiğini öğrenen Avusturya Generali, muhasarayı kaldırdı.
Belgrad’ı rahat yüzü görmesi ile bir süre Belgrad Kalesi’nin tamir ve ikmali ile uğraşıldı. Selim Giray Han ise tahta çıktığı sırada yeniden kalgay yaptığı Kalgay Devlet Giray ve oğlu Saadet Giray’ı Banat ve Erdel’e yağma için 60.000 askerle yolladı. 20.000 esir Belgrad’a getirildi.
Ekim 1693’de Edirne’ye çağrılan Selim Giray, ordusunu ve oğullarını Kırım’a yollayıp padişah emri üzerine Edirne’ye hareket etti. Padişah tarafından adeta kendi dengi bir hükümdar gibi karşılandı. Samur kürk hediye edildi.
Şubat 1694’e kadar Edirne’de kalan Kırım Hanı, yurduna dönmek için padişahtan izin istedi ve izni kabul olunarak yurduna döndü.

Sultan Mustafa’nın Nemçe Seferi Ve Selim Giray

6 Şubat 1695 yılında tahta çıkan Osmanlı Padişahı Sultan 2.Mustafa, 1695 Mart’ında Frenk Mustafa Paşa ile gönderilen ferman ile Selim Giray Han’ı sefere çağırdı.
Lakin Selim Giray Han, Kırım’a ve dahi Azak Kalesi’ne saldırmaya niyetlenen Ruslar nedeniyle sefere bir türlü katılamadı. Bu vaziyeti 18 Ağustos 1695 yılında gönderdiği mektupta padişaha bildirdi. Gecikse dahi geleceğini ifade eden Selim Giray binbir zorluk içerisinde Temeşvar’a geldi.
Bu sırada Macar cephesinde Lipova Kalesi Osmanlı ordusu tarafından ele geçirilmiş lakin Erdel Beyi Vetarini’nin 12.000 kişilik bir kuvvet ile Lugoş Kalesi’nin Osmanlı eline düşmemesi için Lipova Fatihi Rumeli Beylerbeyi Arnavut Mehmet Paşa’nın üzerine yürüdüğü haberi geldi.
Osmanlı devlet erkanı ana ordudan asker kaydırılmasını uygun görmeyerek güçten kesilmiş ve yorgun Kırım Tatarlarının Temeşvar’dan Lugoş’a gitmesi emrolundu.
Kırımlılar bu haberi duyunca Kırım’dan kalkıp gelmelerine rağmen padişah hazretlerinin yüzünü görmeden ve dinlenmeden savaşa girmeleri dolayısıyla hoşnutsuzluk içerisindeydi. Kırım Hanı öncelik olarak ordusunu toplayıp ana orduya doğru hareket etti ve 11 Eylül’de padişahın huzuruna çıktı.
Padişah tarafından hayır duası ve meşruiyet ve saygınlık alameti olarak sayılan tirkeş ve samur kürk özüne hediye edildi.
Bu sırada 12.000 kişilik Erdel ordusunun yakınlaştığını ve yardım çağrısını yenileyen Arnavut Mehmet Paşa’ya Kırım hanzadelerinden Baht Giray komutasında 3.000 kişilik askerin yardıma gitmesi kararlaştırıldı.
Her ne kadar Baht Giray Arnavut Mehmet Paşa’nın yanına gittiyse de Mehmet Paşa Erdel Beyi Vetarini karşısında tutunamayarak Temeşvar’daki ordugaha döndü ve padişaha Avusturya ve Erdel birliklerinin Lipova’da birleşeceklerinin haberini verdi.
20 Eylül’de harekete geçen Osmanlı ordusunda padişahın en güvendiği kişi olan Kırım Hanı Selim Giray, Lugoş yakınlarındaki bir köyde ordunun durması ile birlikte padişah tarafından casusluk amacı ile ilerlemesi emredildi.
Görevini layıkıyla yapan Selim Giray, padişah ile Lugoş Kalesi önünde görüşerek kendisinin düşman ordusuna arkadan saldıracağını ve ana ordunun düşmana taarruz etmesini tavsiye etti.
Han’ın tavsiyesine uyan Sultan Mustafa, orduya umumi taarruz emri verdi ve Lugoş önünde savaş başladı.
Savaşta Mahmut Paşa şehit düştü ve ordu içerisindeki Arnavut askerleri kaçmaya başladı lakin Kırım Hanı’nın düşmanı arkadan vurması ile Osmanlı ordusu bozgun havasından çıkarak düşman alt etti.
Savaş sırasından Sebeş Generali Avusturyalı Anton öldürüldü ve Erdel Beyi Vetarini ağır yaralı şekilde Sebeş’e ricat etti.
Bir Türk esirin Avusturya ordusundan kaçıp General Vetarini’nin Sebeş’e öldüğü ve askerlerinin dağlara kaçtığını haber vermesi ile Mısırlızade İbrahim Paşa ve Selim Giray Han öncülük ederek hızlıca küçükbir garnizona sahip olan Sebeş’i kısa sürede işgal ettiler.
Sebeş’in fethi ile Sultan Mustafa seferi tamamladığına kanaat ederek seferi sona erdirdi ve tüm ordu Niğbolu’ya geldiğinde Kırım Hanı yurduna dönmeyi rica etti ve 17 Ekim 1695’de ana ordudan ayrılarak yurduna hareket etti.

Hazırlayan: Semih Seçilmiş
Kaynaklar
KAYI-6, KAYI-7 – Prof.Dr.Ahmet ŞİMŞİRGİL
TDV İslam Ansiklopedisi Selim Giray Han
Kırım Hanı Selim Giray Han Dönemi -Dr.Öğr.Üyesi Muhammet ŞEN
1687 Perekop Zafernamesi- Dr.Öğr.Üyesi Muhammet ŞEN
Akdeniz Adalarına Sürgün Edilen Kırım Hanları – Özge TOGRAL

Tarih Kazanı

Tarih-i Harp

Savaş tarihi, büyük komutanlar ve stratejileri Türk tarihine dair mülahazalar ve Türk tarihindeki münakaşaların izah adresi.

Related Post

Esrarengiz Bir Cani

Posted by - 12 Temmuz 2020 0
-Bir Yunanlının Vasiyetnamesi- Evladım;Şimdi ben gözlerimin önünde uçuşan karaltıların korkunç çehrelerinden çekinerek gözlerimi açtıkça titriyorum. Karşımda çekmecenin üstünde delirmiş masum…

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir