Kırım Hanı Hacı Selim Giray Han (III)

Tarih Kazanı at 14 Temmuz 2020 tarihinde gönderildi
378 0

Avusturya Cephesinde Tatar Kaplanı: Selim Giray Han

Rusları aç ve susuz bırakarak avlayan koca kurt Selim Giray, Temmuz 1689’da Kırım’dan 30.000 Tatarlara yola koyulup Sofya’ya vardı. Sofya’dan Sırpların isyancı önderi ve kendisini Komonova Kralı ilan eden Karpos’u ortadan kaldırmak için Üsküp’e gitti.
Kasım 1689’da Üsküp’de esir edilen Karpos, Üsküp Köprüsüne asıldı. İsyan sorununu da ortadan kaldıran Han, Kaçanik’i tutan Avusturyalılar üzerine yürüdü. Selim Giray ve Mora Seraskeri Halil Paşa kuvvetleri karşısında şansı olmayan düşman barış istedi.
Ne var ki düşmanın barış isteği bitiverdi çünkü Kaçanik’i tutan 10.000 kişilik yarı-nizami birliğin yanı sıra Kosova sahrasına 10.000 Avusturya askeri geldi.

Tam bu sırada bitmek bilmeyen savaştan bıkan Kırım aristokratları ve askerlerine Selim Giray Han tarihi sözünü söyledi; ”Boğdan, Eflak, Niğbolu dağlarını aşıp geldik, düşmanı yenmeden
gidersek düşman arasında itibarımız kalmaz. Akşama kadar ya düşman taburunu sökdürünüz ya da kıyamete dek bir nam koyup gideriz”.
Kosova’daki Avusturya birliğinin top atışı yapması üzerine Halil Paşa Kaçanik’i tutan düşmana, Selim Giray ise Kosova’daki düşmana karşı harekete geçti ve düşmanı dağıtıp düşmanın 30 top ve yanında humbara ve cephanelerini ele geçirdi.

Kaçanik’deki düşman birliğinin ümidi kalmadığından teslim yolunu seçtiler. Kaçanik meselesini halleden Selim Giray, Priştine’de toplanan 7.000 kişilik kuvvetin üzerine Dukakin Sancak Beyi ile birlikte yürüdü ve düşmanı tarumar etti. Niş yönüne kaçmakta olan yenik düşmano kılıçtan geçirdi.
Mevzubahis bir dizi büyük zaferden sonra kışın gelmesi ile Kalgay Devlet Giray, Kırım’a yollandı, Selim Giray Han da Kırım’a dönecek iken padişah hazretlerinin arzusuyla Edirne’ye döndü. Padişah tarafından çok hoş karşılanan Kırım Hanına samur kürk ve güzel bir at verildi.
Selim Giray’ın kışı Edirne’de geçirmesine karar verildi.

İstirahate Muhtaç Bir Han

Selim Giray Han’ın Rusya ve Lehistan’ın Kırım’a saldırma emellerine rağmen kışı Edirne’de geçirmesi Kırım Tatarları arasında huzursuzluk yarattı.
Hanlıktan feragatini isteyen Selim Giray’ın bu teklifi ilkinde reddedildiyse de ikinci defa -gut hastası olduğunu beyan ederek- ısrarla hanlığı bırakma isteği uygun görüldü.

Kendisinin yerine halefi olarak görülen oğlu Devlet Giray yerine Kör Saadet Giray’ın hanlık yapmasını istedi ve isteği kabul olunarak 6 Mart 1691 yılında Saadet Giray hanlık makamına oturdu.
Kendisini çok seven devrin Osmanlı Sadrazamı Köprülü Fazıl Mustafa Paşa, Selim Giray’dan kendisinden isteği var mı diyerek sorması üzerine hacca gitmeyi istediğini söyleyen sabık Kırım Hanı Selim Giray’ın isteği kabul olundu ve Türk Ali Paşa refakatinde hac vazifesi için kutsal toprakların yolunu tuttu.

İhtiyaç Vakti Vazifeye Koşan Bir Han

Selim Giray’ın yokluğunda tahtta bulunan Kör Saadet Giray Han’a bir gözünün görmemesi, halka sabık Kırım Hanı Selim Giray gibi ihsanlarda bulunmaması ve Selim Giray’ın oğlu Devlet Giray’ın kalgaylıktan alınması sebebiyle Kırım halkı ve ordusu itaat etmemiş, meşruiyetini tanımadı.
Salankamen Meydan Muharebesinin kaybedilmesi ve bu meydan savaşında Sadrazam Fazıl Mustafa Paşa’nın öldürülmesi ile Osmanlı ordusu büyük bir bozgun yaşamıştır.


Askerlerinin çapul ve yağmadan dolayı etrafa dağılması üzerine askerlerini toparlamak için vakit kaybeden ve çapul yapan askere sert ikazlarda bulunması nedeniyle bir kısım askerin ordudan bağımsız harekete devam etmesi neticesinde Saadet Giray Han, Fazıl Mustafa Paşa ile zamanında birleşemedi ve bozgunun baş aktörleri arasında yerini aldı.
Osmanlı Sarayı tarafından hanlıktan azledilen Saadet Giray yerine tahta Safa Giray çıktı. Kendisi tahta çıkmak için 50 kese altını sadrazama rüşvet verdi ve bu mevzubahis altını Kırım halkından ağır vergilerle telafi etmeye yeltenince halkta büyük bir hoşnutsuzluk başladı.


Sadrazam Çalık Ahmet Paşa ile Belgrad’da buluşması gerekirken Tuna sahilindeki Demirkapı mevkiine gelindiğinde askerlerin ”Biz bu hanı istemezüz” demesi üzerine Kırım askerleri ordudan firar yolunu tuttu.
Sadrazam tarafından gönderilen Miralem İbşir Paşa, Belgrad’dan Kırım ordusuna ulaşıp firarı durdurmayı engellemeye çalıştı ise de hanı istemediğini dile getiren askerler firar ettiler.


Askerin ve halkın sabık Kırım Hanı Selim Giray’ı istemesi ve Safa Giray’ın Kırım’da otorite kuramaması üzerine Selim Giray Han, 1692 Ekim ayında üçüncü kez Kırım Hanı oldu.

Hazırlayan: Semih Seçilmiş
Kaynaklar:
KAYI-6, KAYI-7 – Prof.Dr.Ahmet ŞİMŞİRGİL
TDV İslam Ansiklopedisi Selim Giray Han
Kırım Hanı Selim Giray Han Dönemi -Dr.Öğr.Üyesi Muhammet ŞEN
1687 Perekop Zafernamesi- Dr.Öğr.Üyesi Muhammet ŞEN
Akdeniz Adalarına Sürgün Edilen Kırım Hanları – Özge TOGRAL

0 0 oy
Yazıyı Değerlendir
Bildirimler
Bildir
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
Tarih Kazanı

Tarih-i Harp

Savaş tarihi, büyük komutanlar ve stratejileri Türk tarihine dair mülahazalar ve Türk tarihindeki münakaşaların izah adresi.

İlgili Yazı

SÜMERLER NEDEN TÜRKTÜR?-1

Yazar : - 10 Ağustos 2020 0
Dil verileri, tarihin saklı gerçekleri için sağlam kanıtlardır. Çünkü hiç bir sözcük kökü, eskilere dayanılamadan yaratılamaz.

Büyük İskender (I)

Yazar : - 26 Temmuz 2020 0
“Yaşamayı babama borçluyum. İyi yaşamayı ise öğretmenime.” Büyük İskender -Helen Birliği İskender, MÖ 356 Makedonya kralı II. Philippos’un oğlu olarak…
0
Düşüncelerinizi ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x