Hülagü Han ve Türkler

Taner Ünal at 4 Ağustos 2020 tarihinde gönderildi
2548 0

HÜLAGU HAN, KUTEYBE’NİN 705-715 YILLARI ARASINDA ON BİNLERCE TÜRK’Ü KATLETMESİNİN İNTİKAMINI ALMAK İÇİN Mİ 1258 YILINDA BAĞDAT’I TALAN ETTİ?

TÜRKLER KILIÇ ZORUYLA MI MÜSLÜMAN OLDULAR?

HÜLAGU ATAMIZ MI?

Sevgili Okurlar,

Genç yaşlarda gazetelerde yazmaya başladığımızda büyüklerimizden en çok aldığımız eleştiri “Az okuduğumuz, okunmadan yazılamayacağı” yönündeydi. O koca koca adamlar yarım sayfa A4 büyüklüğündeki köşe yazılarını sıraya alarak her köşe yazisi için günlerce sorup soruşturdukları ve buldukları kaynakları altını çize çize okuduklarını görür onları örnek almaya çalışırdım.

Yıllar geçtikçe araştırmanın okumanın önemini daha iyi anladık.Yarı bildiğimiz hiç bir konuda yazmadığımız gibi konuyu en derinlere kadar inerek, gerçeklere ulaşmak suretiyle objektif bir bakış oluşturmadan yazmadık.

TÜRK GENÇLERİ TÜRKİYE’YE HAKİM OLMALIDIR

Sevgili Okurlar,

Milli birlik ve bütünlüğün tesisi, Tam bağımsız ulus devletin kurulması ancak milli şuur/ulusal bilinç sahibi Türk gençlerinin yetişmesi, bu gençlerimizin siyasete, ekonomiye, ülkemizin dağına taşına ovasına sahip çıkması ve sahip olması ile mümkün olabilecektir.

Milli Şuur/Ulusal Bilinç sahibi gençlerimizin yetişmesi ise öncelikle Türk tarihini, Türk dilini Türk kültürünü öğrenmeleri ile mümkün olabilecektir.

Tarihini bilmeyen milletler milli hafıza/Ulusal bilinçten mahrum kalırlar.Her türlü tuzağa çok kolay düşerler. Türksüz Anadolu hayali kuran muarızlarımız Türk tarihi üzerinde yoğun bir yanlış bilgilendirme faaliyetina devam etmektedir. Tarihimizi öğrenemez gençlerimize doğru tarihi öğretemezsek bizden sonra gelecek nesillerin maruz kaldığımız ve kalacağımız tehdit ve tehlikelerle baş etmesi mümkün olmayacaktır.

Sevgili Okurlar,

Din Maskeli Türk düşmanları başta içimizdeki ihanet oluşumlarının değişik maskelerle Türklüğe, Atatürk’e ve Cumhuriyete karşı sürdürdüğü saldırılar, Türkçüleri, Atatürkçüleri, Türk milliyetçilerini hülasa tüm vatanseverleri derinden yaralamaktadır.

Hissiyatımızı, yapılan yanlışları birkaç cümleyle ifade eden paylaşımlar yapılması gayet etkileyici olmaktadır. Ancak özellikle Türkçü arkadaşlarımızdan istirhamım hamasi söylemlerden kaçınmalarıdır. Çünkü bir takım söylemler içimizdeki çaşıtlar tarafından kasıtlı olarak üretilmekte arkadaşlarımız tarafından samimiyetle paylaşılmaktadır. Ancak işin özünde kasıt olduğu için yapılan bazı çalışmalar Türklüğe yarar değil zarar getirmektedir.

Tarihimizi tüm yönleriyle bilmez isek bu tür hataları yapmaya müsait hale geliriz. Böyle yanılgıların oluşmaması bakımından paylaştığımız konuları ayrıntılarıyla anlatıyor ileride karşılaşabileceğiniz her türlü sorulara cevap olmasını istiyoruz.

“HÜLAGU ATAMIZ KUTEYBE’NİN İNTİKAMINI ALDI” SÖYLEMİ

Son zamanlarda en çok karşılaştığımız paylaşım “ Kuteybe Türkleri katletti, Hülagu Atamız Kuteybe’nin İntikamını Aldı” şeklindeki yaşanılan gerçekler ile hiçbir alakası bulunmayan hamasi bir söylemdir.

Sevgili Okurlar,

İslamiyetin ilk devirlerinde Türk Arap münasebetleri kanlı olmuştur. Bilhassa 670-715 yılları arasında Emevi Saltanatı tarafından Arap çöllerinden getirilen Bedevi Arap unsurlar, ticarette, kültür ve sanatta dünyanın en ileri medeniyeti haline gelmiş Türklerin yaşadığı Semerkant Buhara, Merv, Baykent, Kaşgar, Harizm gibi büyük şehirlere saldırtılmışlar, yıllarca Türk katliamı yapılarak bu şehirlerden ve bölgeden toplanan hazineler Emevi hükümdar ailelerine ve yöneticilerine taşınmıştır.

Bölgenin hakimi Göktürkler, Bir yanda Kırgız, Karluk ve Uygurlar ile diğer tarafta Çinliler ile sürekli kavga halinde bulundukları için bölgeye müdahale edememişlerdir.

Bu durumu gören Türkler Kuteybe’nin 715’de ölümünden sonra hemen harekete geçmişler 18 yıl içerisinde teşkilatlanarak 733 yılında Türgeş hükümdarı Sulu Han etrafında birleşmişler, Emevilerle yapılan savaşta onları yenerek bölgeden çıkarmışlar, bununla da kalmayarak Emevi saltanatını yıkmışlar Abbasileri başa getirerek intikamlarını almışlardır.

Dolayısıyla “Kuteybe’nin intikamını Hülagu Han aldı” şeklindeki iddianın yaşanılan gerçeklerle hiç bir alakası yoktur. Türkler Kuteybeden 18 yıl sonra Emevileri bölgeden çıkararak intikamlarını almışlar, Kuteybe’den 35 yıl sonra siyasi rol üstlenerek Emevi iktidarını yerle bir etmişlerdir.

Türklerin iktidara getirdiği ve yöneticisi oldukları Abbasiler ise Emevi Sultanları ve hakim zümreye karşı soykırım uygulamışlar, sağ bulamadıkları torunların mezarlıklarda kemiklerini bile aramışlardır. Dolayısıyla Türkler intikamlarını çok kısa bir sürede en ağır biçimde almışlardır.

TÜRKLER KILIÇ ZORUYLA MÜSLÜMAN OLMADI!

Sevgili Okurlar,

Emevilerin 670’lerden başlayarak 715 yılına kadar sürdürdükleri katliam yağma ve talan neticesinde Türkler arasında İslamiyet yayılmamış tam tersine, Türkler maruz kaldıkları kötülükler sebebiyle İslamiyete karşı nefret duymuşlar o yıllarda etkisi altında oldukları Tengri, Budizm ve Maniheizm gibi inançlarında bir değişiklik olmamıştır. Türkler Emeviler den intikamlarını alarak Emevi saltanatını yıkmışlar Emevi iktidarı sonrasında Abbasi yönetiminde etkin rol üstlenmişlerdir.

Tüm bunlara rağmen Türkler arasında İslamiyet yayılmamış, Türkler Araplardan gördükleri vahşeti unutmamışlar Arapları bir tehdit olarak görmüşlerdir. Türklerin de katkısıyla yeni bir kültür muhiti oluşmuş ancak Türklere tesir edebilecek bir şekil alması kısmen Karahanlılar zamanında, yoğun olarak ise Selçukluların İslam aleminde söz sahibi bir devlet olarak Halifeyi kendisine bağlamaları ve Tuğrul bey’in Halifeye kendi adına hutbe okutmasıyla başlamıştır.

Orta Asya’nın İslamlaşması, hudut boylarına İslamiyet’in girmesi, ilk Türk-İslam sülalelerinin ortaya çıkması, Türk kabilelerinin Batıya doğru hareketlerinde İran ve Irak ile doğrudan doğruya temasa girmeleri ve bu sahada askeri kuvvetlerin yavaş yavaş Türklerin eline geçmesi ile bir kat daha derinleşmiş olan bu münasebet tamamen bu günkü hamasi söylemlerin dışında cereyan etmiş ve o nisbette farklı olmuştur.

Bu bakımdan “Kuteybe Türkleri kılıç zoruyla Müslüman yaptı” şeklindeki iddialar tamamıyla gerçeklere aykırıdır. Türklerin kendi istekleriyle politik bir bakış açısıyla İslam’a geçmeye başlamaları 11.Yüzyıldan sonradır.

OĞUZLAR İSLAMİYETE GEÇTİKTEN 500 YIL SONRA BİLE TENGRİCİ İSLAM (HETORODOKSİ) İNANCINA SAHİPTİ

Sevgili Okurlar,

Diğer bir konu ise İslamiyeti seçen Oğuz Türklerinin hetorodoksi olmasıdır. Yani Orta Asya’dan getirdikleri Tengri anlayışını ve Şamanist ritüelleri İslamiyetin içerisinde yorumlamışlardır.

Osmanlı Devletini Kuran Derviş Gaziler ve Rum Abdalı dediğimiz Anadolu Türkleri hatta Osman Gazi ve Sultan Beyazd’a kadar hükümdarlar bile Hetorodoksidir. Yani Tengrici İslamdır.

Türklerin inanç sistemi akılcıdır. Arapların inanç sistemi biatçıdır. Sümer Sami din çatışmalarında bile bu karşıtlık vardır.

Anadolu da yaşayan Türkler Osmanlı devşirmelerinin dayattıkları biatçı taassuba dayalı Emevi islamı na karşı yüzyıllarca direnmişlerdir. Bu gün halen çoğu İslam içerisinde yaşatılan adetler gelenekler güzel ahlak,akıl,bilim ve insani değerlere matuf tüm güzel akideler Türklerin Eski inançlarının İslam dini ile harmanlanmış halidir. Bu sebeple Türk İslam anlayışı ile Arap islam anlayışı birbirinden çok farklıdır.

Bu sebeple Arap İslam anlayışına bağlı Cemaatler, tarikatlar başta ümmetçi tüm oluşumların ahlak dışı, toplumsal değerlere karşı tavır ve hareketleri,tüm değerli arkadaşlarımız başta Türk milleti tarafından tepkiyle karşılanmaktadır.

HÜLAGU ANADOLU’DA ON BINLERCE TÜRK’ÜN KATLEDİLMESİNİN BAŞ SORUMLUSUDUR.

Sevgili Okurlar,

Ahi Evren ve Kırşehir halkı başta, Anadolu’da on binlerce Türk’ün katliamından sorumlu Hülagu Han’ın Kuteybe den 530 yıl sonra Türklerin haklarını koruduğu savı bir şehir efsanesinden başka bir şey değildir. Hülagu gözünü hırs bürümüş Cengiz soyundan bir Moğol hükümdarıdır. Zeki Velidi Togan’a göre “Cengiz Han Göktürk sülalesi 25. Batından gelen bir Türk asilzadesidir.” Cengiz Han konusunu anlatırken değineceğimiz gibi Çok sayıda tarihçi Cengiz’in Türk olmadığı konusunda hemfikirdir.

Uygurları yenen Kırgızların daha sonra terk ettikleri Ötüken’in 100 yıl civarında boş kalmasından istifade ile hayvancılıkla uğraşan Moğollar 1200 Km Kuzey’den gelerek yavaş yavaş Ötüken’e yerleşmişler, Ötükeni terk etmemiş Türk ailelerli karışarak ve onların kültürel üstünlüklerinden etkilenerek yeni bir yaşam biçimine geçmişlerdir. Cengiz Han ise etrafında bulduğu Moğolları ve Türkleri teşkilatlayarak önce Ötüken’e yerleşmiş daha sonra dünya tarihinin en büyük imparatorluklarından birisini kurmuştur.

Cengiz’in torunu Hülagu Han, Ağabeyi Mengü Han’ın kendisine verdiği  destekle Alamut Kalesini ortadan kaldırarak faydalı bir iş yapmıştır. Aynı zamanda kendilerine yönelmesi muhtemel bir tehdidi yok etmiştir.

Hülagu’nin Anadolu’da yaptığı katliamlar ve yerle bir ettiği şehirler nasıl Türklere zarar vermiş ise Abbasi seferi ile yaptığı faaliyetler Araplardan çok Türklere zarar vermiştir. Tarihten kaldırdığı Abbasiler ise Türk komutanların yönetiminde Türk Devletlerine bağlıdır.

Bağdat Türklerin egemen olduğu bir şehirdir. Talafer başta Bağdat’ın etrafında kurulan şehirler Türk şihirleridir. Halife Selçuklulara, Eyyubilere, Memlüklere sırayla biat halindedir.

Hülagu’nun Bağdat’ı alması sırasında karşılaştığı direnç Abbasi ordusunun Türk Askerleri ağırlıklı olması sebebiyledir. Bu durum Hülagu’yı çok kızdırmış Abbasi ordusunu kılıçtan geçirmiştir. Bağdat’ta Kılıçtan geçirdiği halkın yarısı ise yönetimdeki bürokratlardır ve Türk ağırlıktadır. Hülagu’nun katlettiği asker ve sivil sayısı 200.000’dir. Katledilen Türk sayısı ise 50.000’den fazladır.

Cengizin torunu Hülagu Han’ın Bağdat’a saldırısı sırasında çoğunluğu Türklere ait onbinlerce el yazması eser yakılmış yine Türklere ait bir çok sanat eseri yerle bir olmuştur.

Hülagu Türklerle savaşmaktan geri durmamış 1261yılında Kırşehir başkta Anadolu’da bir çok şehrin kılıçtan geçirilmesini emretmiştir. Katedilen Türk sayısı 150.000 civarındadır. Türklerin evini barkını bırakıp Kuzeye taşınması, ailesini kaybeden Türklerin Moğollardan intikam isteğiyle beyliklere dağılması çulsuz kaldıkları için diğer beylikler tarafından kabul edilmeyenlerinde Bizans sınırına doğru yaklaşarak Osmanlı beyliği etrafında toplanması sebebi bu Moğol katliamlarıdır.

Hülagu Anadolu’dan sonra gözünü Güneye, Memlük Devletine çevirmiş ancak 1262 senesinde “Ayn Calut” Muharebesi’nde Türk askerlerinden oluşan Memlüklere yenilmiştir.

Hülagu Han Alınorda Hükümdar vekili Kıpçak Türkü Nogay Han ile yaptığı savaşta Nogay Türklerine yenilmiş ve 1265 yılında ölmüştür.

Hülagu Han’ın hayatı küçük istisnalar haricinde Türklerle savaşarak veya Türkleri katlederek geçmiştir. Hülagu’nun Annesi Sorgotani Beki ve karısı Dokuz Hatun Nasturi Hıristiyandı. Moğol İmparatorluğu’nun dinlere karşı alışılmış hoşgürüsüne karşın Hülagü’nün Müslümanlara olan düşmanlığında bunların etkisi olduğu düşünülmektedir. Nitekim Hülagu’nun oğlu Abaka Han’da Anadolu’da 200.000’den fazla Türk’ü katleşmiştir. 

Hülagu’nun hikayesi budur ve bu gün tüm teknolojik bilgi ve iletişim çağında olmamıza rağmen 540 yıl önce yaşanmış olayları ayrıntılarıyla bilme imkanına sahip değilsek Hülagu’nun da kendisinden (543 yıl once ölmüş) Kuteybe’yi tanıma veya intikamını almasının söz konusu olmayacağı kanaatindeyiz.   Türklere karşı acımasız olmuş Hülagu’ya büyük payeler yüklemek Türklüğü yüceltmek değil Moğol katliamlarını yok sayarak yüz binlerce Türk’ün kemiklerini sızlatmak aynı zamanda Türk düşmanlarının tuzağına düşmektedir.

Sosyal Medya da bir Moğol asker resmi paylaşarak “ Hülagu atamız töreden dönenleri katletti” demek ise Türkçülerin içerisine sokulmuş çaşıtların uydurmalarından başka bir şey değildir.

Töreden Kim dönmüş?

Ahi Evren’in etrafında Türkçülük ateşiyle toplanmış Oğuz Türkleri mi?

Töreden dönen birisini bulsak bile bu şahsı cezalandırmak Türklüğü tartışmalı ancak Ahi Evren başta yüz binlerce Türk’ü katlettiği kesin olan Hülagu’ya mı düşmüş?

Tarihimizi bilmezsek başkalarının bize biçtiği rolde figüran olur Türklüğü yücelttiğimizi sanarak Batı’nın hazırladığı “Türk Moğol müşterek Tarihi” yalanını dillendirerek Türklüğe zarar vermiş oluruz. 

Sevgili Okurlar,

1200 yıllarında Cengiz Han’ın etrafında toplanmış Moğollar Türk değildi. Ancak 1350 yıllarına geldiklerinde evlilikler veya Türklere duydukları sempati ile Türkleştiler. Türkleşemeyenler Moğol olarak kalsalar da Türklerle evlilikleri sebebiyle Türklere benzediler Bu günkü Moğolistan Türk Yurdu üzerine kurulu olduğu için Ötüken ve çevresinde yaşayan Türk boyları Moğol işgaliyle Moğollaştılar. Tüm bunlara rağmen Yarıdan fazlası Türkçeyi unutmuş boy ve budunlardan oluşan Moğolistan’ın Nüfusu 3-4 milyon civarında olup düşmanlığımızı gerektirecek bir durum kesinlikle söz konusu değildir.

Ancak tarihteki yani M.S. 1200’lerdeki ve öncesindeki Moğollar Türk değildir ve bu gün anlatıldığı gibi 13 veya 12. yüzyılın öncesinde Türk -Moğol Tarihi şeklinde müşterek bir tarihimiz yoktur. Bu uydurmadır ve bu yanlışlığa cevap vermek tarihimizi yerli yerine oturtmak görevimizdir.

Bir önemi var mı?

Evet çok önemi var.

O kadar önemi var ki sonraki 3 yazımızda bu konuyu anlatacağız.

Kaldı ki her zaman söylediğimiz gibi “tarihimiz vatanımızdır” Tarihimizde yaşanmış hadiseleri “Böyle oluverse ne olur” diyemeyiz. Bu gün bazı olaylar nasıl binlerce şehidimizin sayesinde lehimize gerçekleşiyorsa tarihimizi yazmak için kan vermiş can vermiş atalarımızın bize bıraktıkları dev eseri korumak gözetmek hepimiz için milli bir görevdir.

Tüm Değerli Okurlarımızın sağlıklı mutlu güzel bir bayram günü geçirmelerini dilerim.

En İçten Sevgi ve Saygılarımla

TANER ÜNAL

4.5 14 oy
Yazıyı Değerlendir
Bildirimler
Bildir
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
Harun Selamet

Hocam öncelikle elinize sağlık. Türklerin Müslümanlığı kabulü ve Moğolların veya Cengizhan’ın Türk olup olmadığı konuları hem önemli hem de Türkçüler arasında yıllardır en çok ihtilaf sebebi olan konulardır. Uzun zamandır yazılarınızı ve paylaşımlarınızı takip ediyoruz. Lakin özellikle bu konudaki yazıda geçen her önemli olay ile ilgili kaynak belirtilmedikçe yazının pek ehemmiyeti olmayacak. Aksi yönde düşünenler ilk önce kaynak sorgulayacaklar. Haklılar da. Biz de bu bilgileri hangi kaynaklardan edindiğinizi bilmek isteriz. Sizin kaynaklarınızı bilirsek, varsa farklı kaynaklarla karşılaştırma imkanımız da olur. Bakın bizden sosyal medya algılarına kapılmamamızı istiyorsunuz. Bilinçli her Türkçü gelen bilgiyi sorgular ve araştırır. Olayların anlattığınız gibi olup olmadığını… Daha fazla oku "

İlgili Yazı

Turani Kavimler (VII)

Yazar : - 31 Ağustos 2020 0
İskit yahut İskülüt Türkleri Kısım 1 Öncelikle belirtmek isterim ki yayıldıkları saha dolayısıyla çokça toplumu himayeleri altına almışlardır. İşte tam…

AHİLİK -AHİ EVREN- NASREDDİN HOCA

Yazar : - 4 Kasım 2020 0
AHİ EVREN AHİ TEŞKİLATLARININ KURUCUSUDUR.DERİ USTALARININ (DEBBAĞLARIN) PİRİDİR. HALK ARASINDAKİ ADI “AHİ EVREN”, GERÇEK ADI “HACE NASURİDDİN” KADILIK, SARAY PROFESÖRLÜĞÜ…

Yuri Gagarin’nin Ölümü

Yazar : - 8 Ocak 2021 0
Gagarin, 1962’de Yüksek Sovyet Başkanlığı’nda başkan yardımcılığı yaptı; ancak daha sonra yeni uzay araçlarının tasarımı için çalışacağı Rusların kozmonot eğitim…
1
0
Düşüncelerinizi ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x