Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırılarının ekonomik sonuçları..!

Kemal Özbek at 29 Ekim 2020 tarihinde gönderildi
159 0

Bu yıl 97.sini kutladığımız ve her yıl aynı coşku,heyecan ve gururla kalbimizde taşıdığımız Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun.

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!

Bir önceki yazımızda (Haydut Devlet Ermenistan Köşeye Sıkıştı!) sözünü ettiğim Ermenistan’ın Azerbaycan’a karşı yaptığı tamamen haksız ve hukuksuz saldırılarının ekonomik sonuçları ile ateşkesin görünen ve görünmeyen detaylarına bu yazımızda değinmeye çalışacağım.

Ancak bunlardan bahsetmeden önce belirtmem gereken önemli bir konu bu saldırıların neden şimdi yapıldığı ve aynı zamanda saldırıların yapılış şeklidir.Zira bazı konuları anlayabilmek için bir bulmaca çözer gibi küçük parçalardan bütüne gitmeyi bilmeli ve tümevarım yöntemini kullanmalıyız.Bu çatışmanın niyetini de böylece kavrayabiliriz.

Ermenistan saldırılarında neyi hedefliyor? Ateşkesin amacı neydi?

Ermenistan’ın saldırganlığının altında yatan esas sebep Azerbaycan’ı üstüne çekerek kendi topraklarına saldırması için kışkırtıp;Rusya’yı resmen kendi yanında savaşa sokmak istemesidir.Yaptıkları saldırılarda dikkat edilecek konu bu saldırıları işgal ettikleri Karabağ’dan değil de kendi topraklarından yapmış olmasıdır.Akıllarınca Azerbaycan’ın Ermenistan topraklarına saldırmasını sağlayıp sonra da Rusya ve BM’ye koşacaklar.Ancak Azerbaycan’lı kahraman komutanlarımız,askerlerimiz bu oyuna gelmemekte ve düşmanı tam da hakettiği yerde ve hakettiği şekilde kesinlikle sivillere zarar vermeden vurmaktadır.

Ermenistan’ın Azerbaycan’lı askerlerimizden çekinerek cepheden kaçmasının yanı sıra sivil yerleşim yerlerini hedef alarak yaptığı kalleşce saldırılarını da böyle okumalıyız.Ayrıca bunlara ek olarak söyleyebileceğimiz diğer bir husus ta Ermenistan başbakanı Paşinyan’ın Rusya’dan ümidini keserek artık kendi sivil vatandaşlarını savaşmaya çağırmasıdır.Öyle ki süreci takip ettiğimiz yazılı ve sözlü medyaya yansıyan görüntülerde bu çağrının bazı kesimlerce yerine getirildiği görülmektedir.Geçmişte Karabağ’ı işgal eden teröristler günümüzde de bu çağrıya uyarak aynı şekilde ve aynı niyetlerle savaşa katılmışlardır.

Ancak Ermenistan tarafı ne yaparsa yapsın ne beklediği desteği bulabilmekte,ne de savaşta bir kazanım elde edebilmektedir.

Nitekim ateşkes görüşmelerinde de görüldü ki Rusya başkanı Putin,çatışmalar Ermenistan’ın kendi topraklarında yaşanmıyor açıklamasını yapmıştı. Putin,”Rusya’nın bazı anlaşmalar gereği Ermenistan’ı savunma hükümlülüğü var ancak Azerbaycan’la mevcut savaş Ermeni topraklarında değil.” ifadesiyle Ermenistan’ın yanında olmadığını vurgulamıştı.

Bunun yanı sıra Kremlin sözcüsü yaptığı açıklamada, “Rusya’nın Ermenistan’a karşı olan yükümlülükleri “tanınmayan” Karabağ’ı kapsamıyor. Çatışmaların Karabağ’ın ötesine geçtiğine dair haberler doğru değil” ifadelerini kullandı.

Bu açıklamada dikkat çekmek istediğim husus “tanınmayan Karabağ” vurgusudur. Çünkü bu ifade alelade bu şekilde kulanılmamıştır.Rus sözcünün bu vurgusundaki amacı Rusya’nın henüz bir tanınırlılığı(burdaki tanılırlılık hiçbir ülkenin Dağlık Karabağ’ı bağımsız bir bölge olarak tanımaması anlamında kullanılmıştır) olmayan bir bölge için beyhude maceralara girmeyi istemediğini göstermektedir.Ayrıca belirtmek gerekir ki Rusya’nın bölgedeki gücü giderek azalmaktadır ve hakimiyetini sağlamakta zorlanmaktadır.Bu bağlamda Ermenistan’ın çaresizliği de giderek artmaktadır.

Ermenistan’ın Azerbaycan’a saldırılarının ekonomik sonuçları…

Dağlık Karabağ çatışmaları hakkında yapılan değerlendirmelerde bu çatışmanın ekonomik sonuçlarına yeteri kadar vurgu yapılmadığını düşünüyorum.

Oysa Tarihteki savaşlara baktığınız zaman büyük çoğunluğunun -Dünya Savaşları başta olmak üzere- ekonomik nedenlere bağlandığını görürsünüz.

Peki bu çatışmaların ekonomik nedenleri var mıdır ve ne ölçüde etkilidir?

Burada yabancı basından bir örnekle başlamak istiyorum.Zira buradaki vurgu dikkat çekici.Yazıyı incelediğimizde göze çarpan detaylar;

Ermenistan Cumhurbaşkanı Armen Sarkissian: “Çatışma ne kadar uzun sürerse, Türkiye’nin Azerbaycan’daki varlığı o kadar derin olacak. Türkiye Rusya’nın komşusu olacak ve esasen kara sınırı olacak.Türkiye, Avrupa’ya döşenen petrol ve gaz boru hatlarını yönetecek.Türkiye’nin Dağlık Karabağ sorununa ilgisi Kafkasya petrol ve doğalgaz arzının kontrolünden kaynaklı.Türkiye eskiden enerjiyi tüketen konumdayken,şimdi ise enerjiyi yöneten,idare eden konuma gelmeyi hedefliyor.”[1]

Görüntü.png

Açıklamada geçen: Türkiye, Avrupa’ya döşenen petrol ve gaz boru hatlarını yönetecek, vurgusuna dikkat çekmek isterim.Bunu örneklerle destekleyelim.

Azerbaycan Başsavcılığından yapılan açıklamada, Ermenistan ordusunun Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı’nın Yevlah ilinden geçen kısmına füze saldırısı düzenlediği belirtildi.

Açıklamada, saldırının Azerbaycan ordusunca önlendiği kaydedildi. 

BTC Petrol Boru Hattı’nın Avrupa’nın enerji güvenliğinde önemli rol oynayan büyük stratejik proje olduğu vurgulanan açıklamada, Ermenistan ordusunun saldırısı “terör eylemi” olarak nitelendirildi.[2]

Bu noktada BTC Petrol Boru Hattı’nın önemine daha fazla değinelim.

BP’nin(British Petrol-İngiliz petrol şirketi)kendi internet sitesinden aynen aktarıyorum:

The BTC Co. shareholders are: BP (30.1 per cent); AzBTC (25.00 per cent); MOL (8.90 per cent); Equinor (8.71 per cent); TPAO (6.53 per cent); Eni (5.00 per cent); Total (5.00 per cent), ITOCHU (3.40 per cent); INPEX (2.50 per cent), ExxonMobil (2.50 per cent) and ONGC (BTC) Limited (2.36 per cent) [3]

Burada enerji hattında pay sahibi olan şirketlerin paylarına düşen yüzdeleri görüyorsunuz.Dünya çapında hatrı sayılır enerji şirketlerinin BTC petrol boru hattındaki iştiraklerine baktığım zaman aklıma bir soru geliyor.

Acaba Ermenistan’ın çatışmalar sırasında,özellikle de BM nezdinde yalnız kalmasında bu durum etkili olmuş olabilir mi?Zira BTC petrol boru hattına yapılan saldırıdan Avrupa ülkeleri de etkilenmektedir.

Aynı çerçevede bu saldırıdan birkaç gün önce de Azerbaycan’daki bir barajı hedef alan Ermenistan bir önceki yazımda da belirttiğim gibi savaş hukukundan bihaber,savaşmayı dahi beceremeyen bir tutumla ve acziyetinin göstergesi olarak sivilleri hedef alarak çatışmaları sürdürmektedir.

Kardeş Azerbaycan haklı davasında Türkiye’nin de sonsuz desteğiyle, Türk’ün şanlı bayrağını Karabağ’da asmaya günbegün daha fazla yaklaşmaktadır.Özellikle de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev bu amaçtan zerre taviz vermeyen bir politika yürütmekte ve en doğrusunu yapmaktadır.

Allah yardımcınız olsun can Azerbaycan zafer yakındır.Biraz daha sabır,biraz daha gayret…

Bu vesileyle Ermenistan’ın kalleş saldırıları sonucu şehit düşen Azerbaycanlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet,yakınlarına baş sağlığı,yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum.

[1]https://www.rt.com/russia/503916-sarkissian-turkey-karabakh-control/amp/

[2]https://www.haber7.com/dunya/haber/3021323-ermenistan-baku-tiflis-ceyhan-petrol-boru-hattina-fuzeyle-saldirdi

[3]https://www.bp.com/en_az/azerbaijan/home/who-we-are/operationsprojects/pipelines/btc.html

0 0 oy
Yazıyı Değerlendir
Bildirimler
Bildir
0 Yorum
Satır İçi Geri Bildirimler
Tüm yorumları görüntüle
Kemal Özbek

Kemal Özbek

Geçmiş ve Günümüz Türk Dış Politikasına ilgili,Mavi Vatan savunucusu

İlgili Yazı

0
Düşüncelerinizi ister misiniz, lütfen yorum yapın.x
()
x