Biden döneminde Türkiye-ABD ilişkilerindeki zorlu konular neler olacak?

199 0

REUTERS

ABD Başkanı Joe Biden’ın resmen göreve başlamasıyla Türkiye-ABD ilişkileri de yeni bir döneme girdi. Eski Başkan Donald Trump döneminde Pastör Brunson olayı ve S-400 alımı nedeniyle yaptırıma maruz kalan Türkiye, Biden yönetimiyle daha kurumsal ve öngörülebilir bir ilişki kurmak istiyor.

İlişkilerin yönünü ve geleceğini, tarafların YPG ve S-400 sorunlarının da yer aldığı beş başlıkta izleyecekleri politikalar ve anlayışlar belirleyecek.

Taraflardan yapılan açıklamalar, ABD açısından S-400 konusunun, Türkiye açısından ise ABD’nin Suriye’de YPG’yi desteklemesinin öncelikli sorun olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

Biden yönetiminder ABD-türkiye arasındaki ilişkilerinde beş önemli başlık öne çıkıyor:

Eski Başkan Barack Obama yönetiminde sekiz yıl boyunca ABD Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Biden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Obama arasındaki diyalogun 2013’ten itibaren seyrelmesinin ardından Türkiye ile ilgili dosyalarla doğrudan muhatap olmuştu.

Ocak 2016’da Türkiye’ye yaptığı resmi ziyaret sırasında muhalif gazeteci, akademisyen ve sivil toplum aktivistleri ile görüşerek Ankara’nın tepkisini çeken Biden, ifade özgürlüğü başta olmak insan hakları ve demokrasi konusunda net mesajlar vermişti.

Joe Biden

Biden, Ocak 2020’de New York Times editörleri ile yaptığı bir görüşme sırasında Erdoğan’ı “otokratik” bir lider olarak suçlayarak, demokratik yollarla görevden uzaklaşması için Türk muhalefetini destekleyebileceklerini ifade etmişti. Erdoğan ve diğer yetkililer, Biden’ı Türkiye’nin iç işlerine müdahale etmekle suçlayıp sert bir dille eleştirmişlerdi.

ABD’nin yeni yönetiminin Trump’tan farklı olarak demokrasi konusunu küresel bir sorun olarak görüp, dış politikanın önemli bir parçası haline getirmeyi planladığı biliniyor. Biden’ın ileriki dönemlerde küresel çapta bir “Demokrasi Zirvesi” gerçekleştirmek istediği, böylece popülist liderlerin dünyada giderek artan şekilde demokrasiyi zayıflatma girişimlerine set çekmeyi amaçladığı kaydediliyor.

Bu kapsamda, demokrasi konusunun özellikle gerileyen ifade ve basın özgürlüğü, muhalif gazeteci ve siyasetçilerin tutuklanması gibi uygulamalar üzerinden Ankara-Washington diyaloğunun önemli bir unsuru olacağı öngörülüyor.

Ankara, Biden’ın Erdoğan ile ilgili ifadelerini seçim kampanyası sırasında yapılmış bir siyasi değerlendirme olarak görüyor ve ön plana çıkartmamaya çalışıyor. Ancak Washington’un Türkiye’de yaşanacak olası insan hakları ihlallerine tepki vermeye devam edeceği, bunun da taraflar arasında önemli sorunlar yaratabileceği öngörülüyor.

2. ABD için en önemli sorun S-400’ler

Trump yönetiminde olduğu gibi Joe Biden ve ekibi de Türkiye ilişkilerde en önemli sorun olarak Rusya Federasyonu’ndan alınan S-400 hava savunma sistemlerini görüyor.

Biden’ın Dışişleri Bakanlığına aday gösterdiği Anthony Blinken’ın Kongre’de Türkiye ile ilişkiler hakkında yaptığı değerlendirmeler bunu somut bir şekilde ortaya koydu.

S 400

Blinken’ın Türkiye’den “sözde stratejik ortak” olarak bahsetmesi, bir müttefik gibi davranmamakla ve hatta Rusya ile aynı çizgide olmakla suçlaması, Ankara’ya dönük olumsuz bakış açısının S-400’leri topraklarında konuşlandırmasının da ötesinde bir çerçeveye dayandığını gösterdi.

Blinken, Trump yönetiminin Aralık ayında açıkladığı S-400 yaptırımlarının yaratacağı etkiye göre daha fazlasına gerek olup olmadığına karar vereceklerini belirterek, yaptırım kartının Biden yönetiminin de masasında kalmaya devam edeceğini ortaya koymuş oldu.

Erdoğan’ın geçen hafta S-400 konusunda ikinci batarya için Rusya ile görüşmelerin devam edeceğini açıklaması ise Ankara’nın Washington’un bu konudaki yaklaşımını çok önemsemediği ve geri adım atmayacağı değerlendirmelerine yol açtı. Taraflardan yapılan açıklamalar, S-400 konusunun Biden yönetimi sırasında da Türkiye-ABD ilişkilerinin en zorlu başlıklarından biri olacağını gösteriyor.

3. Ankara, ABD’nin YPG ile ortaklığına dikkat çekiyor

Türkiye açısından ABD ile ilişkilerdeki en temel sorun, Washington’un IŞİD ile mücadelede YPG’yi sahadaki silahlı ortağı olarak kullanmaya devam etmesi ve askeri-siyasi desteğini sürdürmesi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, bir demecinde, taraflar arasındaki en önemli sorunun YPG olduğunu kaydetmiş ve sorunun çözülmemesi durumunda ilişkilerdeki güven bunalımının devam edeceği mesajını vermişti.

Related Post

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir