Akıllı Şehircilik Üzerine

546 0

Şehir kavramının kelime karşılığına baktığımızda; Nüfusunun çoğu ticaret, sanayi, hizmet veya yönetimle ilgili işlerle uğraşan, genellikle tarımsal etkinliklerin olmadığı yerleşim alanı, kent, siteolduğunu görürüz.

Şehirler, doğuşları ve yapıları itibariyle 2 tip sınıflandırılmıştır; Kadim Şehirler ve Yapay Şehirler. Kadim şehirler, Kudüs, Mekke, İstanbul vb. gibi insanlık tarihinin önemli merkezlerinden oluşurken, yapay şehirlere örnek olarak Dubai, Doha gibi sonradan inşa edilmiş şehirler gösterilebilir.

Yaşamın, zaman dairesinde, insanoğlu beklentisi ve etkileşimi kapsamında sürekli geliştiği genel bir kanıdır. Bu beklenti ve etkileşim doğrultusunda gerçekleşen, yenileşim ve teknolojik gelişmeler, nüfusun yoğun olarak bulunduğu şehir yaşamını üst seviyede etkisi altına almaktadır. İnsani değerleri öncelik olarak belirleyen çalışmalara dikkat edilecek olursa, ortak dört noktanın hedefleri olduğu görülür;

  • Hayat Kalitesi
  • Sürdürülebilirlik ve Çevre
  • Ekonomik Gelişim
  • Verimlilik

Bu amaçlar doğrultusunda değişiklik arz eden, kullanılan kaynaklar ve yöntemlerdir. Öyle ki, Yeni Normal öncesi dönemde bilgiye erişim hızının anlık olduğunu konuşurken, bugün bilgi üretim hızının anlık olması gerektiği hususunda fikir birliktelikleri öne çıkmaktadır.

Temeli uzun zaman önce atılan, dünya devletleri nezdinde kabul gören Akıllı Şehircilik kavramı, içerisinde yer aldığımız, yeni dünya düzeninin ana bileşenlerinden bir tanesidir.

Devletimiz, Akıllı Şehirleri, uluslararası terminolojiyi de esas alarak; Paydaşlar arası işbirliği ile hayata geçirilen, yeni teknolojileri ve yenilikçi yaklaşımları kullanan, veri ve uzmanlığa dayalı olarak gerekçelendirilen ve gelecekteki problem ve ihtiyaçları öngörerek hayata değer katan çözümler üreten daha yaşanabilir ve sürdürülebilir şehirler,şeklinde tanımlamış bulunmaktadır. Ve ayrıca, bu tanım çerçevesinde de 2020-2023 yıllarını kapsayan ulusal bir stratejik yol haritası oluşturmuştur.

Küresel olarak, 2023 yılı itibariyle 189 milyar dolarlık ticari hacme ulaşması beklenen bu saha, kendi içerisinde çok farklı konularda, çok fazla sayıda fırsat ve riski barındırmaktadır. (Ki bundan sonraki süreçte, sizlerle bu köşeden bu konuları detaylı şekilde paylaşıyor olacağız.). Bugün Hindistan’ın 5 yıl için 15 milyar dolar, Kanada ve Avusturalya’nın ise yıllık 50 milyon dolar bütçeyi bu alan özelinde ayırmış olması ve çalışmalarını bu yönde gerçekleştiriyor olması, beklentinin gerçekleşme ihtimalini gözler önüne sermektedir.

Uygulama sahasına bakıldığında, Dünya nüfusunun yoğun olduğu şehirlerde, metrekareye düşen insan sayısının ana kriter olarak belirlendiğini açıkça görmekteyiz. Bu kapsamda tespit edilen 25 Mega Şehri esas alan stratejik hedeflerin, 2025 yılında odaklanması da diğer önemli bir ortak özelliktir. Akıllı Şehircilik uygulamaları adına, takipçi olmak isteyenler veya merak edenlere ilişkin Londra, Tokyo ve New York, önerilebilecek başlıca üç öncü şehirdir.

Hedef ve uygulamaları ile kendi içerisinde bir ekosisteme sahip olan Akıllı Şehircilik çalışmalarını dijitalleşmeden ibaret görmek büyük bir yanılgıdır. Dijitalleşmeyi, mevcut zaman diliminde üretilen en etkin ve uygun araç olarak tanımlamak daha doğru olacaktır.  Bu aracın hayati uzuvları olan sensörler, yazılımlar ve yapay zeka uygulamaları, bugün dünya devi firmaların ana ilgi alanları gözlemlenmektedir.

Bu başlangıçla birlikte, sizlerle buluşmamıza vesile olan, kıymetli Diplomasi Türk ailesine teşekkürlerimi sunuyor, Akıllı Şehircilik paylaşımlarımızın, nezdinizde doğru biçimde karşılık bulmasını temenni ediyorum.

Saygı ve hürmetlerimle.

Aybars Yılmaz

Aybars Yılmaz

Makine Mühendisi. Bir Bursa Rüyası adıyla yayınlanmış kitabın sahibidir.Stratejik Ürün ve Tek.Yön. Mentörlüğü ünvanına sahiptir. Akıllı Şehircilik üzerine çalışmaları mevcuttur.

Related Post

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir