Akıllı Şehircilik Üzerine ( II )

588 0

Ülkelerin stratejik uzun dönemli hedef deklarasyonlarını çokça yayınladığı, özel bir dönemden geçiyoruz.

Öyle ki, Japonya’nın Toplum 5.0, Çin’ in Made in China (MIC)2025, İsveç’in Swiss 2030, Avrupa’nın Endüstri 4.0, Amerika’nın Smart Manifacturing (Akıllı Üretim) vizyon lansmanlarını gerçekleştirdiği stratejik yol haritaları içerisinde, Türkiye olarak Hedef 2023 Lider Ülke Türkiye programımızla varlık gösteriyoruz.

Küresel olarak yaşanmakta olan Covid-19 etkilerinin, bu planlarda yön değişimine değil de sadece hız artışına neden olmuş olması hayli ilginç gözükmektedir. Öncesinde yükselen akım olarak öne çıkan ve dönemin merkezine yerleşen Dijitalleşme, Büyük Veri, Endüstri 4.0, Bulut Teknolojisi, Nesnelerin İnterneti ve Blockchain kavramları, yeni dönemde yine merkezde, ancak bu sefer bir akım olarak değil temel unsur olarak, yerini almış bulunmaktadır.  Bu kadar farklı coğrafya ve devlet yapılarının, farklı yönlerdeki stratejilerine rağmen, yönelişe yön veren ana parametrelerin ortak oluşu ve hatta yaşanan, beklenmedik! , kırılmaya rağmen değişmemesi biz uzmanlar nezdinde sıra dışı bir durum olarak yorumlanmaktadır.

Akıllı Şehircilik kavramı, yukarıda bahsettiğimiz minvalde kurulmak istenen yaşam şeklinin hayat bulduğu ve bunun için tasarım ve prototip uygulamaları devam eden konsept bir alan olarak görünmektedir.

Pandemi dönemi öncesi, büyük kuruluşların dijitalleşme süreçlerinin 2-3 yıl olarak öngörüldüğüne birçok kez direk (yazılı ve sözlü aktarım yoluyla) vakıf olmuştuk. Covid-19 süreci ile birlikte, toplum yaşayışının ve ihtiyaçlarının da öne çıkmasıyla, şu an bu süre 12-18 ay olarak planlanmakta ve projelendirilmektedir. Tek bir parametre üzerinden, sadece bu hızlanmanın bile, yeni dönem yaşamının ne denli yakınımızda olduğunu gösterdiğini düşünüyoruz.

Kişiselleşmiş, hüviyete özgün yaşamın, tercihler doğrultusunda yaşandığı ve bilgi akışı yoluyla sistem dolaşımının sağlanacağı yeni dönem, adaptasyonu zor, birçok unsurla birlikte gelmektedir.

Arttırılmış ve sanal gerçeklik kavramlarının iş yaşamlarımızda tecrübe edinmekten öteye, gereklilik haline geleceği yeni dönem için, verimliliklerin anlık olarak kontrol altında tutulup, performans göstergelerinin açık beyan yoluyla ilan edildiği bir iş yaşamı, yeni döneme dair ilk adım olacaktır. Bu iddiamıza dayanak olarak, coğrafyamızın emek yoğun esaslı yaşam tarzına sahip olmasını gösterebiliriz. Sistem ve teknoloji üretiminden uzak, orta gelir eşiğine takılışı yakın zamanda gerçekleşmiş, yan sanayi ve taşeron üretime dayalı ekonomik düzenimiz, sanayi ve endüstri ayağı ile rahatlıkla yönlendirilebilir bir yapıya sahiptir. Kısacası işverenden, emeğine karşılık temel ihtiyaçlarını karşılama kazanımı elde eden nüfus yapımız, işinin hakkını vermek! mahlasıyla tüm gereklilikleri yerine getirecek bir altyapı ve hazırlığa sahiptir.

Güvenlik ve belirsizlik başlıkları, her alanda olduğu gibi, Akıllı Şehircilik çalışmalarında da çözülmesi gereken ana problem odaklarıdır. Çözüm bulunma performanslarına (zaman ve verimlilik açısından) da, geleceğe yön vermek isteyenlerin karar vereceğini düşünmekteyiz. Zira bu iki unsurun, günlük hayatımıza etkilerine dair, normalleşmeye çalışan devletlerin, sürü bağışıklığına bağladığı umut ve ümitlerinin her geçen gün artması, çarpıcı bir seviye izahatı olacaktır.

Dikkatle izlemek ve takip etmekten öteye, coğrafya, iklim, toplum ve birey fizyolojisine özgün, milli çözüm çalışmaları kalıcılığı ve sürdürülebilirliği daha etkin ve kesin adımlar olacaktır. Unutulmaması gereken vurgu, Covid-19 sonrası batı medeniyetlerinin sürdürülebilir yaşam başlığı nezdinde gelecek çalışmalarına başlamış olduğunu her alanda beyan ediyor olmasıdır.

Aybars Yılmaz

Aybars Yılmaz

Makine Mühendisi. Bir Bursa Rüyası adıyla yayınlanmış kitabın sahibidir.Stratejik Ürün ve Tek.Yön. Mentörlüğü ünvanına sahiptir. Akıllı Şehircilik üzerine çalışmaları mevcuttur.

Related Post

Leave a comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir